MİNE TUGAY

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Bölümü’nden mezun olduktan sonra birçok tiyatro oyununda oynayan Mine Tugay; oyunların ve dizilerin kimi zaman entrikacı, kimi zaman da asil yıldızı. O işini iyi yapan bir oyuncu… Sanata, spora ve özellikle yogaya aşık, doğal bir kadın var karşınızda. ‘Bu dünya mümkün olan tek dünya değildir’ mottosuyla sanatın ilham dolu, sezgisel, evrensel ve büyüleyici sığınağına kendini kaptırmış yıllarca… Şuanda da gerek duruşu gerekse ruhuyla tam bir yoga eğitmeni adayı… Onu bu defa sayfalarımızda, dizilerdeki ve Instagram’daki profilinden bambaşka bir yönüyle tanıyıp göreceksiniz. Daha yogi, daha fit ve daha kendi…

Skandalsız, tertemiz bir kariyer geçmişiniz var. Bunun avantajları olduğu kadar dezavantajlarını da gördünüz mü?
Dezavantajlarıyla ilgilenmiyorum. İnsanların seçimleri üzerine eleştiri yapmayı da sevmiyorum. Ben böyleyim; özel hayatımı göz önünde yaşamayı tercih etmiyorum ve sadece işimle var olayım istiyorum. Bir yandan şuna da inanıyorum özellikle oyunculukta; magazinde hayat hikayesini bildiğiniz, her dakika gözünüzün önünde olan birinin sahiciliğine inanmıyorsunuz, bir süre sonra izlerken ‘mış’ gibi geliyor bana. Çünkü o kadar çok gereksiz bilgi oluyor ki belleğinizde o oyuncuyla ilgili… Ama bu da bir seçim en nihayetinde ona da saygı duyuyorum.

Sizin gibi tiyatro kökenli, iyi bir oyuncuyu uzun zamandır ekranlarda göremiyoruz. Sebebi seçicilik midir, nedir?
Evet, seçiciyim biraz çünkü zaten set ortamı yorucu olabiliyor. Hikayesine çok güvenmediğim işlerin içinde olmak veya role bir şey katamayacağımı düşündüğüm işlere evet demek, bana çok etik bir davranış gibi gelmiyor. Aslında bazı talihsizlikler de oldu. Mesela başladığım bir iş, iki bölüm çekilmesine rağmen iptal edildi, o iş için yaklaşık altı ay beklemiştim ve diğer işleri reddetmiştim. Dolayısıyla o sebepten de bu süreç biraz uzadı ama iyi de oldu. Çalışmaktan kendime hiç zaman ayıramadığımı fark etti. Bu zaman aralığını, ruhumu yenilemem ve tazelenmem için karşıma çıkmış bir fırsat olarak gördüm.

Yeni nesil oyuncular sizce nasıl, beğendiğiniz isimler var mı?
Çalışkan yetenekli ve oyunculuğu ciddiye alan çalıştığım genç isimler oldu tabii. O konuda çok şanslı olduğumu söylemeliyim. Birinin adını verirsem diğerine haksızlık olur.

Sanat sizin için ne ifade ediyor?
Sanat görüleni görünür kılan bir araç. Coşkun zekanın ürettiği, “Şu andaki biçimi bakımından bu dünya mümkün olan tek dünya değildir” diyenlerin işi. Benim için ise beslendiğim, direnme gücü veren, ilham dolu, sezgisel ve evrensel, büyüleyici bir sığınak.

EQ’nuzun (duygusal zeka) yüksek olduğunu düşünüyorum. Öyle mi?
Ben de öyle olduğunu düşünüyorum. Kendimi iyi tanıyorum, çabuk empati kurarım. Çevremdeki insanları önemserim, kimsenin neşemi ve mutluluğumu bozmasına izin vermem. Kendime ve başkalarına hayır demeyi bilirim.

Yogayla çok ciddi ilgilendiğinizi gördüm sosyal medyadan. İyi geliyor mu?
Yogaya başlamama, kendime yaptığım en büyük iyiliktir. Yoga, sevginin kendi özümüzde olduğunu hatırlatan, içinizdeki güçle tanıştıran, olanı bütün açıklığıyla görmenizi sağlayan, sınırlarınızı keşfettiren ve bu sınırların değişimini gözlemlediğiniz çok kıymetli bir yolculuk.

Sadece yoga yapmıyorsunuz, yoga eğitimi de aldınız galiba değil mi? Bu nasıl gelişti?
Yıllardır hayal ettiğim ama zamansal engellerden dolayı başlayamadığım eğitimlere bakıp hayıflanarak geçirdiğim birkaç sene sonunda İzmir Yoga’daki Deniz Selay Çamlıbel’in eğitimini görünce çok heyecanlandım. Vaktim de vardı ve bunu kaçıramazdım. Çünkü eğitim vermek benim için kıymetli olan bir şeyi paylaşmak demek. Hem kendi öğrenme sürecinizi de geliştiren hem de dönüştüren bir şey. O yüzden atlayıp İzmir’e gittim ve şahane sınıf arkadaşlarımla beraber eğitmenlik evresine eğitimimiz sonunda geçiş yaptık.

O zaman yoga dersleri de vereceksiniz yani öyle mi?
Öğrenciniz olabiliriz belki… Evet, çok istiyorum ders vermek ama şimdilik sadece arkadaşlarıma ders veriyorum. Benim için çok ilham verici oluyor. Bana göre, Nefes-beden farkındalığını kendimize her gün hatırlatmalıyız. Yoga bize verilmiş bir hediye. Hem de dürüstlük, cesaret, sağlık, iç huzur veren bir hediye.

Başka spor yapıyor musunuz?
Aletli pilates çok uzun zamandır vazgeçilmezim. Duruşunuz ve esnekliğinize büyük destek. Kick boks öğrendim, bir süre boyunca yaptım. Ve yaz/kış bisiklete binmeyi çok severim.

Spor yaptıktan sonra nasıl besleniyorsunuz?
Su tüketimini çok önemli buluyorum. Çünkü vücudun spor sonrası ihtiyaç duyduğu en temel şey, kaybettiği sıvıyı geri kazanmak. Bu konuda uzman değilim tabii ama spor sonrasında 45 dakika içerisinde karbonhidrat ve protein ağırlıklı beslenmek gerektiği söyleniyor. Mesela ben, çok geç bir saatse de hafif protein destekli bir beslenme tercih ediyorum.

Yemekle ve yapmakla aranız nasıl?
Yemek yapmakla aram çok çok iyi değil ama canım isterse çok güzel yemek yaparım. Yemek yemek ise haz aldığım bir şey. Özellikle de lezzetli yemekler karşısında çok direnç gösteremem.

Biraz da bakım ritüellerinize gelirsek, saçlarınıza ve cildinize nasıl bakım yapıyorsunuz?
Bakım kremleri, serumlar bazen de Hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Setlerde çok fazla maşa kullanıldığı için saçın nemi çok azalıyor. O yüzden saçımı nemlendiren ürünler kullanmaya özen gösteriyorum. Cildime ise sabah ve gece krem sürerim, her hafta maske ve peeling uygularım. Cilt temizliği çok önemli olduğundan, cildimi makyaj öncesi ve sonrası temizlerim. Ayrıca dışarı çıkmadan önce de mutlaka koruyucu krem uyguluyorum.

Çok güzel bir kadınsınız. Güzelliğinizle ilgili okuyucularımızla paylaşmak istediğiniz küçük sırlarınız var mı?
İltifatınız için çok teşekkür ederim. Güzellik sahiden göreceli kavram ama düzenli spor yapan, sağlıklı beslenen ve kendini stresten uzak tutup kendine zaman ayıran insanların ışıldadığı bir gerçek. Dolayısıyla işin sırrı mutluluk. Mutlu ve huzurlu olun. Güzellik gelip geçici, önemli olan enerji.

İnsanlar sizi çok seksi buluyor. Siz kendinizi nasıl buluyorsunuz?
Öyle mi? Açıkçası ben kendimi o kadar seksi bulmuyorum ama kadın olmak çok özel bir şey. Bunun farkında olarak yaşıyorum diyebilirim. Bir de iyi hissediyorsam ve mutluysam kendimi güzel bulurum . İyi hisseden insanların auraları genişler, belki de görünen odur.

Estetik konularıyla aranız nasıl peki?
Bu tamamen insanın özgür iradesiyle ilgili. Bundan on altı yıl kadar önce, benim de sağlıksal durumlardan dolayı geçirdiğim bir ameliyatım oldu. Elbette insan mutsuz olduğu şeyleri değiştirme özgürlüğüne sahip, çok da karşı olduğum bir durum değil. Yalnız çok erken yaşlarda fazla müdahale bana çok doğru gelmiyor. Doğallık zaten insanın ruhuyla, yaşama biçimiyle alakalı. Bunun değişen bir kavram olduğunu düşünmüyorum.

Günlük hayatta en çok nelerden keyif alıyorsunuz?
Netflix’te vakit geçirmekten, kitap okumaktan, arabayla yol yapmaktan, yeni yerler keşfetmekten, bisiklete binmekten, doğanın içinde olmaktan…

Özel hayatınızla çok gündeme gelmediniz ancak insanlar merak ediyor. Bir aile kurmayı düşünüyor musunuz? (Doğru insan çıktı mı?)
Bazen düşünüyorum tabii. Yalnızlık, içinde çok rahat ettiğim bir alan yaratsa da aile hayatının sunduğu aidiyet ve güven duygusu reddedilebilecek bir güzellik değil.

Son olarak, önümüzdeki dönem hedefleriniz neler?
Yoga ile ilgili mutlaka bir şeyler yapacağım, yogadan sonra yaşadığım aydınlanmayı ve özgürleşmeyi insanlarında yaşamasını çok isterim.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles