Parlak bir kariyer planlıyorsanız, bu sorunun cevabı ‘çok’ olsa iyi olur.
İş dünyasının Facebook’u olarak nitelendirilebilecek olan LinkedIn, günümüzde öne çıkmak ve profesyonel ilişkiler kurmak için önemli bir mecra. Öyle ki şirketlerin işe alımlarda ilk olarak başvurdukları yer haline geldi. Bu yüzden LinkedIn hesabınız ne kadar çekici olursa sizin için o kadar iyi.
Ancak pek çoğumuz bu konuyla ilgili pek düşünmemiş bile olabilir. Yine de Forbes düşünmüş. Daha doğrusu Forbes yazarı William Arruda düşünmüş. William Arruda, Amerika merkezli iş dünyası ve ekonomi dergisi Forbes’da kaleme aldığı yazıda, pek çok insanın LinkedIn hesaplarında es geçtiği bölümlere dikkat çekti ve yeni yılda kariyerinde ilerlemek isteyenlere LinkedIn hesaplarını yenileme çağrısı yaparak bunun için beş neden saydı.
İşte 2023’te profilinizi yenilemeniz için o 5 neden:
1. ‘Hakkında’ profilinizin en önemli bölümü.
Profilde yer alan ‘hakkında’ bölümü, hikayenizi anlattığınız yer olduğu için profilinizin en önemli öğesidir. Şaşırtıcı bir şekilde, pek çok kişi bu değerli bölümü doldurmayı es geçiyor ve boş bırakıyor. Yine de ‘hakkında’ bölümü, muhtemelen profilinizin en çok okunan bölümü olacaktır. Bu bölüm size insanlarla ilişki kurma fırsatı yaratır. Bu kısımda başarıların, deneyimin ve övgülerin yanı sıra kim olduğunuzdan, daha insani yönlerinizden değerlerinizden, tutkularınızdan bahsedebilirsiniz. Unutmayın ki insanlar tanıdıkları, sevdikleri ve güvendikleri insanlarla bağlantı kurmak ister. ‘Hakkında’ kısmında birinci tekil şahıs kullanmanız iyi bir algı oluşturabilir. Bu şekilde profilinizi okuyan kişiyle aranızda bir konuşma havası yaratmış olursunuz. Bu bir bağlantı oluşturmanın harika bir yoludur.
2. ‘Öne çıkanlar’ ile ‘hakkında’ birbirini tamamlar.
Nadiren kullanılan ancak son derece değerli olan ‘öne çıkanlar’ adlı bölüm, ‘hakkında’ bölümünde kendiniz hakkında söylediklerinizi pekiştiren şeyleri sergilemenize yardımcı olur. Bu bölüme, videolar, resimler, teknik incelemeler, infografikler gibi şeyleri ekleyebilirsiniz. Bu sayede profilinizin daha çok metin ağırlıklı profillerden ayrılmasını sağlarsınız.
3. Anlamlı bir kapak fotoğrafınız olsun.
Biri profilinize tıkladığında gördüğü ilk şey, profil fotoğrafınızın arkasında yer alan fotoğraftır. Sizin fotoğrafınızın ve isminizin arkasında parlar ve hikayenizi görsel olarak çekici bir şekilde anlatmanıza yardımcı olabilir ancak bunu yalnızca arka planınıza gerçekten bir resim yüklemek için zaman ayırırsanız yapar. Pek çok profesyonel, bu özelliği görmezden gelir ve LinkedIn’in standart sorunu olan sıkıcı ve tekrarlayan grimsi yeşil görüntüye takılıp kalır. Kapak fotoğrafınızı, insanlara tutkulu olduğunuz şeyi anlatan anlamlı ifadeler içeren havalı bir tipografi ekleyerek kendinizi sergilemek ve hatta işvereninize sadakatinizi göstermek için (marka rengini, logosunu, sloganını, değerlerini kullanarak) kullanabilirsiniz. Eklemeyi seçtiğiniz şey ne olursa olsun, özgün ve ilginç olduğundan emin olun.
4. Multimedya profilinizi zenginleştirir.
Kelimeler fotoğraflar kadar güçlü değildir ve fotoğraflar da videolar kadar güçlü değildir. Neyse ki LinkedIn, multimedya (animasyon, çizim, görüntü, grafik, metin, ses ve video gibi) öğeleri eklemenize izin verir. Ekledikleriniz, güvenilirliğinizi güçlendirmenize yardımcı olabilir. Örneğin, portföyünüzde yer alan bazı parçalar başarılarınızın kanıtı olabilir. Profili görüntüleyenler eklediğiniz resimlere veya videolara tıklamasalar bile, medya eklemek profilinizi görsel olarak daha çekici hale getirir ve öne çıkmanıza yardımcı olur.
5. Profil videosu ile güçlü bir etki yaratabilirsiniz.
Profil fotoğrafınızın arkasında duran bu kısa videoyu 30-60 saniyelik kısa bir konuşmanız olarak düşünün. İş verenlere, özellikle de sizi tanımayanlara tarzınızı ve kişiliğinizi ortaya çıkaran, kim olduğunuza dair biraz fikir vermenin en iyi yolu. Profesyonelce çekilmiş bir video olması gerekmez. Aslında, cep telefonunuzu kullanarak çalışma ortamınızda oluşturduğunuz bir şey, gerçek kişisel markanızı göstermenin harika bir yoludur.




