6 adımda cildinizi canlandırın

Kimileri doğuştan pürüzsüz, tertemiz, pırıl pırıl bir cilde sahip olsa da bazılarımız için cilt sağlığı oldukça uğraş vericidir. Neyse ki onun da çaresi var. Sağlıklı alışkanlıklarla 6 adımda cildinizin her gün ışıldamasını sağlayabilirsiniz!

Sağlıklı bir cilt, gençlik özellikleri gösterir. Elastiktir ve parlaktır. Peki bazılarımız neden bu özellikleri normal yaşlanma sürecinden daha erken kaybediyoruz? Cildin yaşlanma hızı ve derecesinde genetik özelliklerin rolü büyük olsa da araştırmalar çevresel ve yaşamsal özelliklerin de ciddi bir etkisi olduğunu gösteriyor. Sigara içmek, çevre kirliliği ve güneşte çok fazla kalmak cilde zarar veren öğelerin başında geliyor. Peki ya tabağımızdaki yiyecekler cildimizi nasıl etkiliyor? Cildin erken yaşlanması ile mücadele etmek ve cildimize sağlıklı bir ışıltı kazandırmak için besinleri kullanmak mümkün müdür? Gerçek şu ki doğru beslenme ve yaşam tarzı tercihleri ile cildimizin aldığı hasarı azaltabiliriz. Sağlıklı beslenmenin olumlu etkileri ciltte hemen kendini gösterir.

CİLDİNİZ İÇİN ZAMANI YAVAŞLATMA REHBERİ

1. Sigara içmeyin.

Sigara içmek cilde ciddi anlamda zarar verir. Sigara içen ve içmeyen ikizlerin karşılaştırıldığı bir araştırmada, sigaranın ciltte erken yaşta sarkmaya, derin kırışıklıklara ve göz altı bölgesinde renk koyulaşmasına sebep olduğu, pigmentlenmeyi ve pullanmayı hızlandırdığı gözlemlendi. Sigarada birbirinden zararlı birçok madde bulunuyor. Karbon monoksit ise sigaranın cilde verdiği zararların sebeplerinde başı çekiyor. Hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijenden mahrum kalmasına ve hücrelerin erken yaşta ölmesine sebep oluyor. 50’li yaşlarının sonuna geldiğinde düzenli olarak sigara içen bir kişi, hiç sigara içmemiş birine göre 10 yaş daha yaşlı gösterebiliyor.

2. Daha fazla meyve ve sebze tüketin.

Bilimsel veriler parlak renkli sebze ve meyvelerdeki antioksidanların ciltte toplandığını ve doğal bir “şemsiye” görevi gördüğünü gösteriyor. Bu bileşenler cildi en az 3-4 SPF değerinde koruyor. İşte bu antioksidanlar:

  • Beta-karoten: Turuncu renkli sebze meyvelerde bulunur. (havuç, tatlı patatates, mango…)
  • Likopen: Domates ve karpuz gibi meyvelere parlak kırmızı rengini veren bileşendir.
  • Lutein: Karalahana ve ıspanaktaki sarı pigmenttir. İşlenmemiş sebze ve meyvelerin bol tüketildiği bir beslenme modeli, cildin genç görünümünü korumak için en iyi ve en güvenli yöntemlerden biridir. Üstelik bu tür bir beslenme kilo problemlerine de çözüm sağlayabilir!

3. Şekere dikkat edin.

Şeker ve yüksek glisemik indeksi olan pasta, bisküvi ve gazlı içecekler kan şekerini yükseltir ve ciltteki elastin ve kolajenlere zarar veren bir süreç olan glikasyonu artırarak cildin yaşlanmasını hızlandırır. Anti-aging planı yapıyorsanız, bu yiyecekleri azaltmak önemlidir.

4. Güneş ışınlarından korunun.

Cildiniz güneş ışınlarından korunmaya ihtiyaç duyar çünkü güneşten gelen UV ışınları bulutlu havalarda bile cilde zarar verebilir. Yılın her mevsiminde sürekli olarak cildimiz UV ışınlarına maruz kalmaktadır. Foto hasar olarak adlandırılan bu durum ise erken yaşlanmanın en büyük nedenidir. Foto hasar karşımıza; cilt üzerinde görülen kırışıklar, pürüzler, çiller ve renk değişiklikleri (pigmentasyon problemleri) gibi birçok cilt sorununa sebep olarak çıkar. UV radyasyonunun ilk etkilediği molekül ise kollajen lifleridir. Özellikle kollajen hasarı cildin elastikiyet ve nem dengesinin kalıcı bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Kollajenlerin peptit yapısının bozulduğu bu durum yaz aylarında güneşe tekrarlı bir şekilde maruz kalma ile artış göstermektedir.

Ayrıca, güneşe çok fazla maruz kalmak cilt kanseri riskini de yükseltir. Uzmanlar cildinizi güneşin kanser edici etkilerinden korunmak için doğru şekilde giyinmenizi, geniş kenarlıklı şapkalar kullanmanızı ve UV koruyucu özelliği olan güneş gözlükleri takmanızı da öneriyor. En az 30+ SPF koruyucu değer taşıyan kremleri güneşe çıkmadan 20 dakika önce uygulamalı ve her iki saatte bir tazelemelisiniz.

5. Alkolde aşırıya kaçmayın

Alkol bazı kişilerde ciltte kızarıklığa sebep olur ve bu durum Gül Hastalığı’nı (rozacea) tetikleyebilir. Bu hastalık damarların fazla genişleyerek yüz bölgesine gereğinden fazla kan taşıması ile oluşan kronik kızarıklıklardır. Alkolün sebep olduğu kızarıklıklar zamanla azalsa da uzun vadede damarların kalıcı olarak genişlemesine ve ciltte damarların belirginleşmesine neden olabilir. Alkol, strese ve anksiyeteye sebep oluyorsa, anrojen hormonunun üretimini de artırarak akne oluşumunu tetikleyebilir. Ayrıca alkol cildin su kaybetmesine ve bu sebeple pullanmasına ya da göz çevresinde şişkinliklere neden olabilir.

6. Güzellik uykunuzu aksatmayın.

Araştırmalar yeteri kadar uyunmadığı takdirde kışıklıkların ve ince çizgilerin artabileceğini gösteriyor. Uykusuzluk aynı zamanda güneşin ciltte bıraktığı hasarların onarılma sürecini de engelliyor. Uyku cildinizin yenilenmesini sağlar. Yeteri kadar uyumadığınızda stres seviyeniz de yükselir ve cildinize besin taşıyan kanın akışı kısıtlanır.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles