Burun estetiğinde ‘önce var olanı koru’ yaklaşımı

Sadece nefes problemi olan bazı hastalarım genellikle burun ameliyatı sonrası, burunlarının şeklinin değişmesini istemedikleri halde, değişebilme ihtimalinden endişe ediyor…

Nefes problemi neden oluşuyor?
Nefes alamamanın temel olarak üç sebebi vardır; orta kıkırdak (septum) eğriliği, burun etlerinin(konka) büyüklüğü ve iç valf dediğimiz (internal valf) bölgedeki yetmezlik. Bu sorunları çözmek için izlediğiniz yol; klasik ameliyat yöntemindeki gibi kemik ya da kıkırdakların kesilip çıkartılması olduğunda burundaki taşıyıcı yapıları bozmuş olursunuz. Dolayısı ile bu durum, uzun vadede burunda istenmeyen çökmelere, içe göçmelere ve burnun düşmesine sebep olacaktır. Bunun yerine benim işlemlerimdeki yaklaşımım var olanı koruyup, mevcudu düzeltmeye gitmek şeklindedir yani ‘önce var olanı koru’. Artık lazer yardımıyla burun içindeki yapıları, kemikleri ve kıkırdakları kesip çıkarmadan oldukları yerde düzeltip şekillendirebiliyoruz. Yine burun etlerini kesip, oldukça kanlı bir işlemle oradan almak yerine lazer destekli olarak küçültülebiliyor ya da dar olan iç valfleri yine lazer destekli olarak açılabiliyor ve kişiye rahat bir nefes alma sağlayabiliyoruz. Sonuç olarak hastalarımız ameliyatın hemen ardından bile çok rahat nefes alabiliyorlar.

Lazer destekli burun ameliyatlarında neden tampon kullanmıyoruz?
Tampon normalinde burun içerisinin alçısıdır. Ancak lazer destekli bu işlemler sayesinde, burun yapısı dağıtılmadığı için tampon koyma ihtiyacı duyulmuyor. Ve lazer destekli bu işlemler ile istenir ise burnun görsel yapısında da modern teknik kullanılarak arzu edilen değişiklik de yapılabiliyorlar.

Burun deviasyonu ile ilgili bilmemiz gereken önemli nokta nedir?
Burunda orta kıkırdak dediğimiz septumun düzelmesiyle, yani deviasyon eğriliğinin düzelmesi ile birlikte burun dışında görünen dış eğrilik de düzelir. Burunun içindeki ve dışındanki eğriliğin birbirinden farklı sorunlar olduğu algısı yanlıştır. Burnun içi ve dışı ayrı yapılar değildir. Bu nedenle tek bir doktor tarafından aynı işlemde değerlendirilmeleri gerekir. İç ve dış yapıların farklı doktorlar tarafından değerlendirilmesi, uzun vadede burun çökmesi gibi problemlere sebep olabilir. Aslında içteki kıkırdağın eğri olması, bizim gördüğümüz eğri dış görüntünün nedenidir. Doğru yaklaşım içerdeki kıkırdağı düzelterek burun eğriliğini çözmektir. Bunu yaparken de benim yaklaşımım yine kıkırdaklardan eksiltme yapmadan, yani bu fazlalık diye kesip çıkarmadan mevcut yapıyı koruyarak kıkırdakları lazer destekli olarak şekillendirmektir. Bunu açıklamak gerekirse; dış bükey bir kıkırdak burun ucunu tombul gösterirken, aynı kıkırdağın hacmi küçülmeden iç bükey hale getirilmesi burun ucunu dar gösterir.

Lazer destekli burun operasyonunu hastaya sağladığı faydaları
• Lazer destekli burun operasyonunda, teknoloji ve yeni teknikler sayesinde işlemden 15 dakika sonra hasta istediğini yiyip içebiliyor. Üstelik operasyondan bir saat sonra da isterse rahatlıkla evine gidebiliyor.
• Ameliyat süresince (bu ameliyat açık veya kapalı yöntem ile dahi olsa) dokunun hava ile teması ne kadar uzun olursa, dokudaki hasar o kadar fazla olur, dolayısıyla ameliyat sürelerinin kısa olması önemlidir.
• Ameliyat süresinin çok kısa olması ve burun iç yapısının tahrip edilmemesi, dağıtılmaması, dokunun hava ile temas süresinin az olması, hastanın 3-5 saat süren ameliyat müdahalelerine maruz kalmaması sağlar. Böylece ameliyat sonrası çok daha dayanıklı, sağlıklı, doğal ve ömürlük bir buruna sahip olmasına sebep olur.
• Tampon (iç alçı) olmayan ve sosyal hayattan koparmayan bu yeni teknik ile operasyonlar, hastalar için çok konforlu bir hale geldi. Aynı şekilde operasyon süreleri yarım saat kadar kısa bir süreye düştü ve yine teknolojinin katkıları ile burun operasyonunun yapılması her mevsim uygun hale geldi.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles