Güneş, deniz, hava kirliliği ya da çevresel koşullar gibi sebepler yüzünden ortaya çıkan ve ciltte kuruluk, matlaşma veya elastikiyet kaybı olarak görülen problemler kabusa dönüşmeden önleminizi alabilir, kış aylarında cildinize gerekli bakımı yapabilirsiniz. Dr. Serpil Alan, cildimizin ışıl ışıl ve sıkı olması için tercih edilen etkili yöntemlerle ile merak edilenleri anlattı.
Değişen hava koşulları ve sert rüzgarlar, cildin kış aylarında canlı bir görünümde olmasını engeller. Üstelik kış aylarında yapılan cilt bakım hataları da zorlu hava koşullarına eklenince, cildin matlaşması kaçınılmaz olur ve yaşın ilerlemesiyle birlikte deri de kolajen özelliğini kaybeder. Yaş ilerledikçe ciltteki hyalüronik asit miktarı azalır. Bunun sonucunda da, yüzde belirli bölgelerde, yapısal ya da hacimsel kayıplar, kırışıklıklar ve yaşlanmaya bağlı karakteristik çukurlar oluşur. 30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlamaya başlar. Cilt eskisine oranla daha kurudur. Göz çevresinde ilk ince çizgiler belirmeye başlar. Cilt artık eskisi kadar sıkı ve pürüzsüz değildir. Yaşlanma süreci, cildi gergin ve eklemleri hareketli tutmak için gerekli olan hyalüronik asit miktarının zamanla azalması ile başlayan bir süreçtir. Aslında hyalüronik asit, bağ dokumuzda üretilen ve derimiz için olmazsa olmaz bir maddedir. Ayrıca birçok besinden de alınabilir. Ancak tıbbi araştırmalar, gıdalarla alınmasının bağ dokusu içindeki miktarını anlamlı bir oranda değiştiremediğini gösteriyor.
Yıllar içinde eksilen hyalüronik asidin sonucu olarak görülen, kırışıklık ve nem kaybına uygulanan ışık dolgusunun, özel içeriği sayesinde cildi hem nemlendiren hem de cildi yeniden yapılandıran bir yöntemdir. Işık dolgusu, esas olarak içeriği patentli ‘resilient’ hyalüronik asit olan ve cilde ışığı yansıtma kapasitesini geri vermek için üretilmiş mezoterapi ile dolgu tekniklerini birleştiren yepyeni bir konsept. Işık dolgusunu diğer dolgu maddelerinden farklı kılan en önemli nokta ise içeriği. Bu içerik, patentli hyalüronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden (8 amino asit, 3 antioksidan, 2 mineral ve 1 vitamin) oluşmaktadır. Amino asitler, vitamin ve mineraller, hücre korunması için yeniden yapılandırmasının yanı sıra hücre yenilenmesini de sağlıyor. Sonuç olarak ışık dolgusu cildin nem ve elastikiyetini arttırıyor, deri canlanarak parlaklaşıyor ve ışıltısını geri kazanıyor. Yüz, boyun ve dekolte bölgesinin onarımı v, ayrıca el üstünde yapılan gençleştirme uygulamaları için de kullanılıyor. Etkisi ortalama 6-8 ay olup, bu süre sonunda tekrarlanmalıdır.
Revitacare Cytocare S Line, içeriğindeki mikro besinler, ilgili enzimlerin aktivasyonunu maksimize ederek, sağlıklı, aydınlık ve genç bir görünüm sağlıyor. Ayrıca doğal pH değerine yakın formülü ile hem erkekler hem de kadınlar için her cilt tipine ve gençten olgun her cilde uygun. Bu uygulama, derinlemesine sinerjik etkisiyle anti aging ürününden fazla etki ederek, cildin gençleştirilmesine, ince çizgilerin doldurulmasına ve cildin aydınlık bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyor. Cilde uyguladığımız bir diğer mezoterapi ise, hyalüronik asit ve CT50 cilt gençleştirme kompleksinden oluşan özel formül Revitacare Cytocare 532. Bu mezoterapi uygulaması; ince çizgilerin dolması, epidermisi pürüzsüzleştirme, cildin ışıltısının artırılması, oksitleyici ajanlardan koruma özelliğiyle yaşlanmaya karşı cildi onarıyor, canlandırıyor ve koruyor. Her iki mezoterapi uygulamasının uzun süre kalıcı olabilmesi, etkili sonuç vermesi ve cildin yoğun bir şekilde gençleşmesinin sağlanması için 3 haftada bir kez olmak üzere 3 seans yapılması uygun olur.




