Ege denizinin ortasında masmavi bir denize karşı ufukta batan devasa bir güneş hayal edin. Ufuk çizgisi maviden kırmızıya boyanırken, kaybolan son ışıkların ardından kokteyllerini yudumlayan kalabalıkta alkış sesleri yükseliyor. Mykonos’ta bir günün bitişi işte böyle kutlanıyor…
Dünyada pek az yer insana, bu kadar huzur verirken aynı zamanda bu kadar çok eğlendirebilir. Son yıllarda dünyanın gözde tatil noktası haline gelen ve İbiza’yı bile geride bırakan Mykonos adasında yapabilecekleriniz çok fazla. Adaya iner inmez havaalanında taksi bulmakta biraz zorlanabilirsiniz. Adada yalnızca 40 taksi var. Bu yüzden uzun süre sıra beklemek istemiyorsanız gelmeden önce bir transfer ayarlamanızda fayda var. Konaklama için pek çok seçenek mevcut. Fakat ada yokuş olduğundan, merkeze yakın otelleri seçmenizi öneririm. Merkezde hem şirin hem de uygun fiyatlı olan Otel Philippi’ye ya da merkeze yakın yürüme mesafesinde oldukça şık odaları bulunan Unique Apartments’a konaklama için göz atabilirsiniz.
Daha lüks oteller arıyorsanız Mykonos’ta lüksün sınırı olmadığını hatırlatmak isterim. Cavo Tagoo Mykonos sizin için doğru bir seçim olabilir. Adayı gezerken dünyaca ünlü butiklerden alışveriş yapabilmek mümkün. Sokaklarda gezerken Kısmet By Milka’nın butiğini görünce gururlanmamak elde değil. Off White’ın bu yıl açtığı mağazası da görülmeye değer. Biraz gezip acıkınca Souvlaki (bizim dönerimizin cacıkla yapılan hali) yiyebilirsiniz. Popollo’da soğuk makarnayı denemenizi de kesinlikle öneriyorum. Tatlı için de adanın tek ünlü frozen yoğurtçusu olan Yogurt Berry‘yi ziyaret etmelisiniz. Çikolata, muz ve kavun üçlüsü benim favorim. Mikonos’ta popüler olan pek çok beach var! Bunların başında ise tüm dünyada ünlü olan Psarou koyundaki Nammos Beach geliyor. Son yıllarda yine partileri ve göçebe tarzı dekorasyonuyla ön plana çıkan Scorpios da oldukça güzel. Ben daha sakin deniz keyfi yapmayı seviyorum diyorsanız Elia Beach tam size göre… Bunun yanı sıra Super Paradise‘da partilemeyi, Jackie’O Beach‘te gün batımını şovlar eşliğinde izlemeyi unutmayın!
Gelelim adadaki en keyif ve huzur veren aktiviteye! Venedik’i andırması sebebiyle adını oradan alan ‘Little Venice‘ bölgesinde bir yanınızda deniz, diğer yanınızda yel değirmenleri eşliğinde güneşin batışını izlemek harika bir duygu! Bu noktada tercihiniz yan yana bulunan Scarba veya Galleraki olabilir. Bu manzaraya karşı dünya çapında ünlenmiş lezzetli kokteyller de size eşlik edince, güneş nasıl batıyor anlamıyorsunuz. Güneşi batırıp alkışlarla bir günü geride bırakırken, ömrünüzün bir gün daha uzadığı hissine kapılıyorsunuz…




