Mutluluk için beslenme

İyi hormonlarımızın artmasını sağlamak biraz beslenme ile ilgilidir. Elbette tatlı yedikçe mutlu oluyoruz ama o geçici bir haz hissi. Oysa kalıcı olarak mutluluk hormonu üretmek ve hep mutlu hissetmek mümkün.

Yaz aylarındayız. En mutlu olduğumuz anlar, hava güneşli, pek çoğumuz tatildeyiz. Mutluluk kişiye göre değişir elbet ama kişinin beslenme ile yarattığı kimyasıyla da mutluluk seviyesi değişir. Aslında mutluluğumuzun, dışımızdaki olaylardan çok, o olaylara nasıl tepki verdiğimizle ilgisi var. İşte o tepki, vücudumuzda baskın olan hormonlar ne ise, o hormonlara göre oluşuyor. Bir olaya tepkimiz olumlu mu, olumsuz mu, çoğunlukla hormonlarımız karar veriyor.

Bağırsakların mutsuz ise sen de mutsuzsun.
Mutlulukta birinci kural bağırsakların sağlıklı olması. Sebebi çok basit; mutluluk hormonu olarak bildiğimiz serotoninin yüzde 80’i bağırsak hücrelerince üretiliyor. Bunu iyice kavramamız lazım. İyi hissetmek bir biyokimyasal meseledir. Serotonin azsa mutluluk olmaz. O halde önce bağırsakları toparlayacağız.

Şu ipuçları yardımcı olabilir.
Kabızlık sorunu derhal çözülmelidir. Kefir içmek, bol sebze tüketmek ve bol su içmek bağırsaklar için iyidir. Gerekirse probiyotik alınmalıdır.
Bağırsak sağlığı için hızlı yemek yeme huyundan vazgeçilmelidir. Lokmalar çok çiğnenmelidir.

Gluten içeren unlular bağırsaklarda inflamasyon yapar.
Bağırsak duvarlarına hasar verir. Unlu yemek yeme alışkanlığı depresif bir ruh hali yapar.

Mısır şurubu içeren hazır gıdalar bağırsakta, yemekten gelen triptofan denen amino asidin vücuda alınmasını engeller.
Bu amino asit, serotoninin ön maddesidir. Bu amino asit olmadan vücutta mutluluk hormonu yapılamaz.

Mutluluk hormonu dışında huzur ve şefkat hormon oksitosinin de üretilmesi arttırılabilir.
Doğada olmak, yalın ayak toprağa basmak, ağaçları kucaklamak, sevdiklerinle kucaklaşmak ve özellikle öpüşmek bu hormonu arttırır.

Melatonin, uyku hormonumuzdur.
İyi bir uyku dinlenmiş mutlu uyanılan bir sabah için gereklidir. Saat 23:00’da, karanlık bir odada uyumak bu hormonu artırır. Gece cep telefonuna bakmak, odada ışık olması, akşam ağır yemek, çay ya da kahve içmek uyku hormonunu yok eder. Melatonin salgılamadan uyumuşsak, bu bir tamir uykusu değildir.

Dopamin ise coşku hormonumuzdur.
Hayata bağlılık, yaşamdan zevk almak bu hormon ile olur. Sürekli yüzeysel nefes alıyorsak, nefes tutuyorsak, horlama, apne sorunumuz var ise bu hormon düşer ve keyifsiz hissederiz. Özellikle nefes ve oksijenle ilgili sorunların çözülmesi, kronik yorgunluk hissetme duygumuzu azaltır.

İnsülin, mutluluk işinde bir miktar
düşmanımızdır. Bol işlenmiş gıdalar, şekerli ve unlu yediğimizde salınan insulin bir süre sonra kandaki enerjiyi çok aşağıya çeker.
Kendimizi yemekten iki veya üç saat sonra uykulu bitkin hissederiz. Kafamız sislenmiş gibi olur. Tam ayık değilizdir. Sadece kötü bir yemek bize bu hisleri verebilir. Özetle, mutluluk hissi tüm hücrelerimizin sağlıklı alkali beslenmesi ile artırılabilir. Özellikle beyin, sebze ve iyi yağları fazla tüketirse iyi çalışır. İyi bir beyin kimyası ise, iyi hissettiren hormonları daha kolay üretir. Hayattaki olayları kontrol edemesek de onlara verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz. Bunun için önce vücut biyokimyamızı ideal hale getirmeliyiz. Biyokimyası düzelmiş vücudumuz, iyi hisler veren hormonları daha kolay üreteceği için pozitif bir tutumla kısa zamanda mutlu, huzurlu, tatminli, şefkatli ve coşkulu hissedebiliriz.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles