İyi Hayat

Hygge’nin Scandi konseptini öğrenin ve hem vücudunuza hem de zihninize bir iyilik edin.

Birleşmiş Milletlerin en mutlu ülkeler listesinde Danimarka’nın başı çekmesinin bir sebebi var ve bunun sebebi elmalı Danimarka pastaları değil.
Yani bütün sebebi Danimarka pastaları değil. İskandinav arkadaşlarımız hygge (‘hüge’ okunur) denilen bir konsepti benimsiyor. Yere sağlam basan, basit bir yaşam ve hepsinden önemlisi kendine karşı nazik olmayı öğütleyen bir düşünce. Hygge’nin Türkçe’de tam bir karşılığı yok fakat Hygge Kitabı’nın yazarı Louisa Thomsen Brits anlamının temelde ‘bütünsel yaşamanın kattığı nitelik’ olduğunu söylüyor. Sıcak, güvende, rahat ve mahfuz olma hissidir. Fakat hygge’ye ulaşmak için tüm aidiyetlerinizden kopup minimal, İskandinav yaşam biçimine geçmeniz gerekmiyor. Kendinize nerede evde hissettiğinizi, sizi sağlamlaştıran aktivitelerin neler olduğunu, kiminle rahat hissettiğinizi ve konfor yaratmak için ne yaptığınızı sorarak buna ulaşabilirsiniz. Rahatlık ve sıhhat konularına odaklanıyor. Yellerin süpürdüğü bir sahilde yürüyüş yaptıktan sonra bir kanepede avuçlarınızda bir fincan çay ile rahatladığınızı; arkadaşlarınızla bir barbekü yaptığınızı veya açık havada bir kahvaltı yaptığınızı hayal edin. Sadelik anahtar kelime. Hygge para harcamak veya heyecan peşinde olmakla ilgili değildir. Günlük yaşantı içerisinde ferahı yakalayarak sıhhatinizi arttırmak ve etrafınızdaki insanlarınkine yardımcı olmakla ilgilidir. Bu uluslararası tatlı sıhhat modasını merak ediyor musunuz? Şimdi okumaya başlayarak, havalar soğuduğunda iyice tatbik etmiş olabilirsiniz.

1)SİZİ RAHATLATAN ŞEYLERİ NOT EDİN

Hygge hayatını yaşamak kendinize sağlam bir zemin hazırlamak anlamına gelir. Bu yüzden en önemli öğesi hayat sizi ne kadar meşgul tutsa da, kendinizi sağlam ve istikrarlı hissetmenize yardımcı olan ritüelleri bulmaktır.
Sizi iyi hissettiren rutinleri, ne kadar sade olsalar da, düşünmekle başlayın. Sabahları ilk iş, sevdiğiniz bir kupadan çay içmek köklerinizin güçlendiği hissiyatını taşımanıza sebep olabilir. Diğer örnekler; bitkilerinizi sulamak, partnerinizle akşam yemeğinden önce bir bardak şarap içmek, çocuğunuza yatakta hikaye okumak veya köpeğinizi sabah yürüyüşüne çıkarmak olabilir. Bu sade, sağlamlaştırıcı rutinlerin önemini anlayın ve günlük yaşantınıza daha fazlasını eklemeye çalışın.

2) İŞİNİZDE ÖZGÜN OLUN

Danlar, iş yerinde stratejik hareket etmenin değeri konusunda doğuştan gelen bir kuşku taşırlar. Danimarka’da profesyönel ortamlarda genellikle, birçoğumuzun ailevi ortamlarla bağdaştıracağı bir atmosferin izlerine rastlıyoruz. Gayriresmiyet, rahat kıyafetler ve sıradan mobilyalar… İletişim ve işbirliğine değer verilir. İş yerinizin kültürünü tümüyle değiştiremeyebilirsiniz fakat işinizde hygge’yi uygulamanız için hala birkaç yöntem var. Had safhada tertipli olun ve tutarlı, rahat bir hızda çalışın. Çok meşgul veya galeyan içerisinde olmamaya özen gösterin. Ve kendiniz de orada, işte olun. Profesyönel maske takma ihtiyacı hissetmeyin.

3) ANDA OLUN

Duyularınıza hitap edip güvence vererek hygge sizi rahatlamaya, kendinizle ve etrafınızdakilerle bağ kurmaya davet ediyor. Tam anlamıyla varolma hissi yaratarak sizi aleladeliğin hazlarına açıyor. Dikkatinizi dağıtan şeylerden sakınıp yaptığınız şeylere odaklanın. Yemek yerken televizyon izlemeyin veya kulaklıklarınız olmadan yürüyüş yapın ki doğanın sesini duyabilesiniz. Arkadaşlarınız aradığında bir yandan başka işlerle uğraşmak yerine, tüm dikkatinizi onlara verin. Her anın güzelliğinin tadını tüm duyularınızla çıkarın.

4) ŞEN VE SEVİNÇLİ OLUN

Arkadaşlarınızla akşam yemeğinde veya bir şeyler içerken sohbet etmek genellikle politik ya da daha felsefi tartışmalara sebep olabilir. Fakat hygge için bu tip karşılaşmalardan uzak durulmalı. Bireyler arasındaki denge sıradan bir şekilde ama özenle korunur ve hasımlık, düşmanlık, aşırı rekabet halinden kaçınılır.
Toplantıların doğal ve rahat halini korumaya özen gösterip herkesin haz duymasına odaklanın.
Bunu yapmanın püf noktası, dinlemektir. Önceliklerinizi değiştirin. Yani söylediğinizin ya da önemli olduğunu düşündüğünüz bir mesajı karşıya geçirmeye odaklanmak yerine, toplantıdaki herkesin kendi sesinin işitilip işitilmediğine ve herkesin katılmışlık hissi yaşayıp yaşamadığına odaklanın. Diğerlerinin neler söylediğini pür dikkat dinleyin ve bir kişi konuşmanın dışında kalmış gibi görünüyorsa, o kişiyi kibarca konuşmaya dahil edin. Şen ve sevinçli olun. Konuşmalardaki güldürü halini yakalayın ve arkadaşlarınızda neye değer verdiğinize odaklanın, size kendinizi andıran küçük detaylara değil.

5) YAVAŞTAN ALIN

Hygge üst düzey yavaş bir harekettir.
Bir fincan çayı aheste içmek, yemek hazırlamak için zaman ayırmak ve duş almak yerine banyo yapmak demektir.
Evet biliyoruz, koşuşturmacadan uzaklaşıp her şeyi yavaşlatmak çok zor, fakat hayatınızın geri kalanı ne kadar telaş içerisinde geçse de kendinizi biraz daha yavaş, tutarlı aktiviteleri düzenli bir şekilde yapmaya disipline etmeyi deneyin. Fırında bir şeyler pişirmek ve bahçeyle ilgilenmek mükemmeldir. Cumartesi öğleden sonra biraz zaman ayırıp sağlıklı bir muzlu ekmek yapabilir veya hafta sonunuzun iki saatini bahçenizle ilgilenerek geçirebilirsiniz. Örgü, tığ, kanaviçe, resim yapmak veya çömlek işçiliği yapmak da işe yarar. Benzer alışkanlıklar edinmek, zamanla hayatınızda olup bitenleri de yavaştan almanıza yardımcı olacaktır. Şimdi, ‘ahhhhh’ deyin.

6) ARKADAŞLARINIZLA VAKİT GEÇİRİN

Hygge daha çok, insanlarla ilişki içerisinde olmak demektir. Ancak sadece küçük gruplar içerisinde; büyük partiler esasında pek de hygge sayılmaz.
“Danimarka’da çoğu toplanma hali, bir grup insanın tek bir amaç yoğunlaştığı etkinliklerden oluşur Herkes buna katkıda bulunur. Örneğin bu, herkesin sohbet etmek için toplandığı bir barda küçük bir masa olabilir. Fakat bunun planlı olmasına gerek yok.
Alışveriş yaparken rastlaştığınız arkadaşınızla 10 dakika beklenmedik bir sohbete girmeniz kesinlikle bir hygge’dir. Ancak insanlarla kesinlikle yüzyüze olmalısınız, yani sosyal medyayı bi kenara bırakıp birazcık toplanın. Hygge için en iyi sosyal toplanma nedir peki? Samimi bir mekanda arkadaşlarınızla bir bardak şarap olabilir; bir pazar günü sabahı dışarıda yürüyüş yaptıktan sonra bir kafede kahve içmek veya kendi evinizde küçük bir grup için hazırladığınız bir akşam yemeği olabilir.


7) EVİNİZİ MABETİNİZ OLSUN

Sıcak, samimi bir ev hygge konsepti için tümleşik bir öğedir. Dünyadan çekileceğiniz bir sığınak, teselliği bulacağınız bir yer olmalıdır.
Ve en önemli öğelerinden biri aydınlatmadır, yani birkaç lüks mum edinmenizi tavsiye ediyoruz.
Danlar kahvaltıda bile mum yakar. Evinizin geri kalanında ışıkları hafif tutun. Parlak tepe lambalarından ziyade, loş ampulleri tercih edin.
Evinizi temiz ve ıvır zıvırdan uzak tutmak, sakin bir zihin için önemlidir. Çok fazla eşya sizi stresli ve dağınık yapacaktır.
Ancak bu tamamiyle minimalist bir düzen seçmeniz gerektiği anlamına gelmiyor.
Danlar dokunuşa daha fazla odaklanıyor. Yani yumuşak eşyalar barındırın. diyor.
Bir diğer İskandinav trendini de evlerinize adapte edebilirsiniz.
İKEA’dan aldığınız küçük bir halı veya yastık evinize renk katabilir.


Hygge’dir:
Fırında bir şey pişirmek
Mum
Banyo
Kaşmir çorap
Arkadaşlarla sakin bir yemek
Yatakta kahvaltı
Sıcak çikolata
Kediyle Netflix izlemek
Erkek arkadaşınızla parkta yürüyüş.

Hygge değildir:
Detoks
Bir anda birkaç iş yapmak
Yemekten kaçınmak
Gürültülü barlar
Dayanıklılık etkinlikleri
Telaşlı yemek yemek
Alışveriş çılgınlığı
Gece geç saatte ayakta kalmak
Aceleci olmak



Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles