Duygular İçin İlk Yardım Çantanız

Hayatın sizi hırpaladığı zamanlarda, uzman onaylı bu tavsiyeler daha hızlı iyileşmenize yardımcı olacaktır.

Eğer kalbiniz kırılmışsa gerçekten ağır bir tokat kadar sert bir darbe alabileceğinizi biliyorsunuz demektir. Aynısı başarısızlık, endişe ve yalnızlık gibi duygusal düşüşlerde de geçerli. Durum şu ki, eliniz kesildiğinde veya bir kemiğiniz kırıldığında ne yapacağınızı bilirsiniz. Peki ama kalbiniz kırıldığında duygularınızı neden görmezden geliyorsunuz?
Çoğumuz psikolojik sorunlara hala, fiziksel olanlara nazaran daha bir leke gözüyle bakıyoruz. Fiziksel bir darbeden sonra vücudumuzun acı içinde olduğunu kabul ederken, ruh halimiz konusunda daha az hoşgörülüyüz. Yani psikolojik olarak acı çektiğimizde, bir sorun yaşadığımız sonucuna varamıyoruz.
Şöyle düşünün: Fiziksel yaralanmalara karşı ilk yardım uygulamak yaralarınızın iyileşmesini hızlandırıyorsa, aynı şekilde psikolojik darbe aldığımızda sağlıklı duygusal stratejiler kullanmak eski durumunuza daha hızlı dönmenize yardımcı olacaktır. Ayrıca, duygusal yaralarınızı oluruna bırakmak, vücudunuzda rahatsız edici birçok semptoma sebep olabiliyor. Duygularını görmezden gelen insanlar genellikle ağrı, uyku bozukluğu, baş ağrısı ve bağırsak sorunları gibi fiziksel yan etkilerle karşılaşır.
Yara almış duygularınızla nasıl ilgileneceğinize dair bir fikriniz yoksa, bir sonraki duygusal triyajınız için bir strateji çantası paylaşıyoruz.

HASTALIK: Ret
Bu yara biraz büyükçedir (kalp kırıklığından arkadaş kavgalarına ve kariyerinizdeki engellere kadar) ve birçok şekilde canınızı yakabilir, fakat tepki sıklıkla aynıdır. Parmağımızı suçlayarak kendimize doğrulturuz ve inanın, çok acımasız davranırız. Yaygın tepki, psikologların söylediği şekilde ‘genel’ ve ‘sabit’ negatif duygu atfetmelerdir. Buna tek bir acı deneyimi tüm hayatımıza, kendimize ve geleceğimize atfetmek de dahildir. Kendimize ‘kimse beni sevmeyecek’ ya da ‘ben eksiğim’ dememiz bunlara örnektir. Kendimizle böyle kırıcı konuşmanın iyileşme sürecimize faydası olmayacağını söylemesi için bir dahiye ihtiyaç duymayız. Aslında, bu tam olarak yaranızın kabuğunu sürekli soymanın psikolojik karşılığıdır.

İyileştirin:Acı verici iç monologlar yaparak yaranızı derinleştirmek yerine, şükürle birlikte teselli ederek reddetmeyi deneyin. Bu fırsatı yakalayarak sizi seven, belki de değer veren insanların ve kanıksadığınız şeylerin kıymetini yeniden bilin ve tadını çıkarın.
Ayrılık mı yaşadınız? İlişkinizde minnettar olduğunuz üç veya dört şeyi bir kağıda yazın. İster bir hayat dersi, ister deneyimlediğiniz sevgi olsun. Büyük bir terfiyi mi kaçırdınız?
Bir anlığına durun ve tüm kariyerinizde sevdiğiniz şeylere değer verin. Çalışmalar gösteriyor ki, şükran egzersizleri huzur seviyesini arttırıyor ve depresyonu azaltıyor.
Etkileriyse aylar boyunca hissedilecektir. Bu yüzden mükemmel yara bandına küçük bir teşekkür ediyoruz.

HASTALIK: Yalnızlık
Yeni bir şehre taşınmış olabilirsiniz ya da en yakın arkadaşınızın yeni bir erkek arkadaşı var ve hafta sonu yalnız hissediyorsunuz. Yalnızlık size arkanızdan gizlice yaklaşan türden bir yaradır ve bu, görmezden gelinmesini kolaylaştırır. Yani kendiliğinden süregelen bir şeydir. Yalnız kaldıkça,
yalnızlıkla ilgilenmek için daha az özgüven duyarsınız. Yalnızlaştıkça kabuğunuza daha çok çekilecek, insanların sizi tanımak istemediğini varsayacak ve sevilmeyen bir insan olduğunuz gerekçesiyle eski arkadaşlarınızın sizinle iletişim kurmadığını düşüneceksiniz.

İyileştirin:Arkadaşlık veya bir dostun eksikliğini çekiyorsanız, bakış açınızı gözden geçirmeniz yardımcı olabilir. Kendiniz ve hayatın kendisi hakkında bir merak duygusu geliştirin. Kendinizi daha iyi tanımak ve kendinizle vakit geçirmekten mutluluk duymak ya da ruh dünyanızı keşfetmeniz için bir fırsat yakalayabilirsiniz.
Arkadaşlarınızla buluşmak en bariz çözüm gibi durabilir, ancak yalnız hissediyorsanız konuşmaktan çekinebilirsiniz. Yardım istemek yerine, yardım etmeyi deneyin.
Gönüllü olarak çalışmanın, sosyal bağları kuvvetlendirerek ve özgüveninizi arttırarak yalnızlıkla savaşmanızı sağladığı biliniyor.
Yaşadığınız bölgede gönüllü olarak çalışabileceğiniz kuruluşları ziyaret edebilirsiniz.

HASTALIK: Endişe
Hayatınız gün ışığı ve kuş sesleriyle doludur.
Bir saniye sonra, bum! Anormal bir test sonucu gelir, beklenmedik bir fatura karşınıza çıkar, patronunuzla çok kötü bir konuşma yaşarsınız ve zihniniz çalışmadan duramaz. Endişe kafanıza bir saksı gibi düşer ve sizinle kalabilir. Uykunuzu böler, duygu durumunuzu altüst eder, belki de asla gerçekleşmeyecek senaryoları rüyalarınıza sokarak sizi huzursuz ve sıkıntılı hissettirir.

İyileştirin:Bir endişe bombasıyla karşı karşıyaysanız, farkındalık meditasyonu yaparak düşüncelerinizi susturmayı deneyin.
Farkındalık, kafanızın içinde kapana kısılmanıza neden olan yaralar için bir merhemdir. Farkındalık sargısının işe yaraması için duygularınızın fiziksel etkilerini yargılamaksızın gerçekten hissetmelisiniz. Bu da, endişenin ve zihninize düşen düşüncelerinizin farkında olmanız, onların ‘gerçekler’ değil; düşünceler olduğunun farkında olmanız anlamına geliyor.
Meditasyon size göre değilse, yoga benzer bir duyusal tona sahip olabilir. Düşüncelerinizden bir adım uzaklaşıp, vücudunuza odaklanmanıza yardımcı olur veya doğrudan bunu biriyle paylaşabilirsiniz.
Yargılamayan ve tavsiye vermeyen, dinleme konusunda iyi olan bir arkadaşla ya da terapistle konuşmak epey faydalı olabilir.

HASTALIK: Başarısızlık
Büyük bir veya birkaç başarısızlık yaşadıysanız elinizi kaldırın! Yaşadıysanız, bu türden olayların egoda bazı yaralara neden olduğunu biliyorsunuzdur. Hayat planladığınız şekilde gitmediğinde kızgın veya üzgün hissedebilir, savunmacı bir tavır takınabilirsiniz. İlgilenmediğiniz takdirde başarısızlık, yaptığınız hataları kabul etmenizi engelleyerek sizi hınçla doldurabilir ve özgüveninizi yerle bir edebilir.

İyileştirin: Başarısızlıktan büyük resmi düşünerek kurtulun. Esas büyük resim, budur. Hayatınıza inişleri ve çıkışları olan setler olarak bakın. Kendinize bu zamanların geçeceğini ve düşmenin sizi nasıl büyüttüğünü hatırlatın.
Sonra başka bir performans hedefi belirlemek yerine, ‘öğrenme hedefi’ belirleyin. Böylece yaşadığınız başarısızlığı yolunuzda duran bir engelden ziyade, sizi ileriye götürecek bir basamak olarak görebilirsiniz.


Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles