Sempatik ve enerjik MERİÇ ARAL

Sinema ve televizyon dünyasının başarılı oyuncusu Meriç Aral ile dolu dolu bir gün geçirdik.

Meriç Aral tüm doğallığı ve çarpıcılığıyla, Onur Demirdağ’ın objektifinin karşısına geçerken, WF ekibinin sorularını da samimiyetiyle yanıtladı. Yeni vizyona giren filmi ‘Yanımda Kal’ ile ilgili de merak edilenleri cevapladı. Spordan beslenmeye, aşktan güzelliğe, oyunculuktan kariyere kadar her şey konuşuldu. Şimdi sizleri, sempatik ve enerjik Meriç Aral’ın daha önce hiç görmediğiniz doğası ile baş başa bırakıyoruz.

Hukuk eğitimi sonrasında oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?
Hukuk okurken de avukatlık yapmak veya hukukla ilgili çalışmak istemiyordum. Aynı zamanda Karşılaştırmalı Edebiyat okudum ve hep sinemaya büyük bir ilgim vardı. Öğrencilik dönemim boyunca film festivalinde ve yeni sinemacılarla asistan olarak çalıştım. Ailem hukukçu olduğu için ve biraz da onların istediği ile hukuk bölümünü okudum ama her zaman iyi ki okumuşum dedim. Okulu ve stajımı bitirdikten sonra tam zamanlı olarak yapım asistanı olarak çalışmaya başladım. Sinemacı olmak istiyordum ancak aklımda net bir hedef yoktu. Asistanlık yaparken çalıştığımız ofiste aynı zamanda “Sultan” dizisinin hazırlık çalışmaları ve cast görüşmeleri yapılıyordu. Audition’a girmek isteyip istemediğimi sordular, audition’a girdim ve rolü aldım. Bu şekilde kendimi Diyarbakır’da Sultan dizisinin setinde buldum ve oyunculuğa başladım.

İlk başrol oynadığınız ‘Yanımda Kal’ filmi sizin için ne ifade ediyor?
Aslında ilk başrolüm diyemem, daha önce Hesapta Aşk filminde de başrollerden biriydim. Ama Çağlar Ertuğrul’la başrolünü paylaştığımız Yanımda Kal dolu dolu bir aşk hikayesini sırtlandığımız ilk başrolüm. Böyle tatlı, naif bir aşk hikayesinin kahramanlarından biri olmak, aynı zamanda maalesef ciddi bir rahatsızlığı olan bir karakteri canlandırmak ayrıca bir sorumluluk ve müthiş bir keyifti. Bu filmde yeni deneyimlediğim şeyler oldu; daha önce dram tarafı yüksek bir hikayede yer almamıştım. Benim için birçok açıdan müthiş ve kesinlikle çok kıymetli bir deneyim oldu. Hayata sevgi ve tutkuyla bağlanmak, detayları kaçırmamak, her anın tadını çıkarmak gibi zaman zaman unutabildiğimiz güzellikleri hatırlatan ve yaşatan bir film oldu diyebilirim. Çağlar’la, yönetmenimiz ve yapımcımızla çalışmak da ayrıca çok keyifliydi. İşini severek yapan insanlarla çalışmak her zaman bir ayrıcalık ve ben bu açıdan şu ana kadar çok şükür ki çok şanslıydım. Tüm bu sebeplerle bu film benim için çok kıymetli.

Bu filmde bir de şarkı söylediniz. Sesinizin güzel olduğunu da duymuş olduk. Bununla ilgili çalışmalar devam eder mi?
Öncelikle teşekkür ediyorum. Şarkı söylemeyi ben gerçekten çok seviyorum ama daha önce hiç bu şekilde stüdyoya girip bir kayıt yapmamıştım. Düşündüğümden daha zormuş ve çok sevmekle beraber iddialı olduğum bir konu değil. İşi profesyonellerine bırakmak daha doğru sanırım. Yine bu şekilde denk gelirse elbette bununla ilgili çalışmalar yapmak çok isterim. Şimdilik söylemiş olduğumuz şarkının beğenilmesi ve aldığımız güzel geri dönüşlerle yetinmek bana mutluluk veriyor.

Ekranların sempatik kızı olarak çok seviliyorsunuz. Farklı karakterlere gireceğiniz projelere sıcak bakar mısınız?
Aslında şimdiye kadar oldukça farklı karakterler canlandırma fırsatım oldu, her zaman sempatik karakterler canlandırmadım. Örneğin şu an devam etmekte olan Söz dizisinde; son derece profesyonel ve görevine çok bağlı bir ajanı canlandırıyorum. İzleyiciye çoğunlukla sempatik gelmekle beraber, sempatik olmasıyla ön planda olmayan bir karakter. Daha ziyade operasyonel kabiliyeti yüksek olan ve çok aşık olmasına rağmen duygularını çok dışa vurmamasıyla bilinen birini oynuyorum. Her zaman farklı rollerle izleyici karşısına çıkmak isterim, bir oyuncuyu en çok besleyecek şeylerden biri zorlanmak ve hep yeni bir şeyler denemektir diye düşünüyorum. Bugüne kadar bana hep birbirinden farklı karakterleri canlandırma fırsatı verildi, umarım bundan sonra da böyle devam eder.

Birlikte çalışmaktan en çok keyif aldığınız oyuncu kimdi?
Buna tek bir isim vermek hiç doğru olmaz. Çünkü ben gerçekten tüm işlerimde çok keyif aldığım oyuncularla çalıştım. Belki de bu büyük bir şanstı. O yüzden buna tek bir isim veremeyeceğim. Şu an filmimiz vizyonda olduğu için Çağlar Ertuğrul’un ismini yine de anmak isterim, kendisiyle çalışmak çok büyük keyifti. Müthiş profesyonel ve işini büyük saygıyla yapan, çok sevgi dolu biri. Ondan profesyonellik anlamında birçok şey öğrendim. Yaptığı işi sahiplenişi, çözüm üretmekteki hızı, sükuneti ve iş bitiriciliği takdire şayan. Umarım bir daha çalışma fırsatımız olur.

Bu zamana kadar oynayıp içinden çıkamadığınız bir karakter oldu mu?
Şu ana kadar olmadı sanıyorum ama elbette bu bir süreç. Ben daha önümde uzun bir yol olduğunu ve öğrenmem gereken pek çok şey olduğunu biliyorum. Şu ana kadar olmadı sanıyorum demem, bir şekilde altından kalktığımı hissetmemden… Belki de oynadığım her şeyde yapılabilecek daha birçok şey vardı; benim elimden o zamanda o kadarı gelmişti. Önemli olan elinden gelenin en iyisini yapmak diye düşünüyorum ve hep bunu yapmaya çalışıyorum. Zaman içinde deneyerek öğreniyorum bir yandan da, o yüzden büyük konuşmak istemem.

Güzellik ve bakım ritüelleriniz var mı?
Güzellik ve bakım ritüellerim var. Üstelik bu konuda çok sadığımdır. Asla yüzümü temizlemeden ve nemlendirmeden güne başlamam ya da günü bitirmem. Mutlaka gün içinde çok su içerim. Bunlar kesin olan ritüellerim, bunun dışında biraz deneme yanılma yöntemiyle ilerliyorum. Fakat bu konuda çok dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle benimki gibi hassas bir cildiniz varsa cilt gerçekten yorulabiliyor. Benim kozmetik ve bakım ürünlerine, yeni ürünler denemeye bir merakım var. Aslında günlük hayatımda çok yoğun makyaj tercih eden biri değilim, fakat yeni ürünler denemeyi çok seviyorum. Mesela hiç durmadan ruj ve allık alabilirim. Özellikle kırmızı ruj!

Sporla aranız nasıl? Sıkı pilates yapıyormuşsunuz, nasıl gidiyor?
Spor, gerçekten yaptıkça insanın kanına giren bir virüs gibi yayılıyormuş. Ben de bunu son yıllarda öğrendim. Eskiden çok spor yapan biri değildim. Fakat tadına vardıktan sonra, yoğunluktan spora gidemediğim zamanlarda bile çok rahatsız oluyorum. Her boşluğumda mutlaka gitmeye çalışıyorum. Gayet de iyi gidiyor. Spor eğitmenim Ceren Coşar, müthiş bir kişi olmakla beraber aynı zamanda çok yakın bir arkadaşım. Bu da gitmek için ayrı bir motivasyon veriyor. İnsan vücudundaki hızlı değişimi gördükçe devam etmek istiyor, sadık kalıyor ve sağlıklı hissediyor. Bu sağlık ve mutluluk hissi de bana çok iyi gelen bir şey. Yemeyi sevdiğim kadar sporu da sevdiğim için bu dengeyi sağlamış olmaktan dolayı çok mutluyum.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles