İyi Görünmek İçin

BASİT DOKUNUŞLAR, MUHTEŞEM SONUÇLAR

Saçın, bir kadının en güzel parçası olduğu düşüncesinin bir nedeni var. İster uzun, ister kısa veya ister doğal, ister boyalı olsun, saç tercihinizin kökleri tamamen benlik algısında yatıyor. Bu yüzden eğer bir gün artık tarayacak daha az saçınız olduğunu fark ederseniz alarm çanları çalmaya başlar. Zayıflayan saç travmasını hafife almamak lazım: Yale Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, saçlarını kaybeden kadınların, bu durumdan duygusal bir ilişkilerinin sonlanmasından bile daha fazla etkilendiklerini ortaya koymuştur. Kadınlara, sahip oldukları değerin en önemli koşulunun fiziksel güzellik olduğu öğretilir. Ayrıca saç, muhtemelen tarihsel açıdan en önemli feminenlik göstergelerinden biri. Uzun veya çok fazla saça sahip olan kızlar övülür. Bu yüzden eğer saçlarınızı kaybetmeye başlarsanız bu sorunu hemen çözmek istersiniz. Ama bu konudaki en büyük problem, kadınların neden saçlarını kaybettiklerini bilmenin zor olmasıdır. Kadınların saç kaybının en önemli sebepleri ve bilinen en iyi çözüm yöntemleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için uzmanlarla konuştuk.

Doğum Sonrası

HASTA: Neslihan Altınkumru, 39, Editör
HİKÂYESİ: “İlk hamileliğimde, hakkında çok şey duyduğunuz o parlak cilt ve göz alıcı saçların tümünü tecrübe ettim. Ama oğlum sekiz haftalık olduğunda emzirmeyi bırakınca her şey hızla değişti. Cildim bir meyve kabuğu gibi kurudu ve saçlarım korkutucu bir hızla dökülmeye başladı. Öyle ki saç diplerimde boş alanlar görünüyordu. Saçlarım neredeyse hemen yeniden uzamaya başlasa da yeni çıkan saçlar tüy gibi yumuşak bebek saçlarını andırıyordu. Saçlarımı yukarıdan topladığımda sanki elektrik verilmiş gibi görünüyordum. Kızım ise üç yıl sonra doğdu ve 12 aylık olunca emzirmeyi bıraktım. Saç dökülmesi, ikinci kez de aynı sertlikte gerçekleşti ama saçlarım artık daha kuru ve daha zayıf görünüyordu. Elektrik şoku verilmiş bebek saçları da geri dönmüştü.”
NELER OLUYOR?
Hamilelik ve emzirme dönemi sırasında östrojende yaşanan dalgalanma, saçlarınızın bu süre boyunca anajen, yani gelişme fazında kaldığı anlamına gelir. Saçlarınız normalde olduğu gibi dökülmez ve kafada aynı anda çok daha fazla saç olduğundan saçlarınız daha yoğun görünür. Ancak doğumdan veya emzirme döneminden üç ya da dört ay sonra hormonlar düşüşe geçer ve saç köklerini telogen, yani dinlenme fazına gönderir. Saçlar büyümeyi bırakır ve vücudunuzun tuttuğu fazla saçlar dökülür. Bu faza, telogen effluvium denir.
NASIL GÖRÜNÜR?
Çoğu kadında saç kaybı kafanın tamamında gerçekleşir. Saç dipleri, hamilelik öncesinde olduğundan daha geriye doğru çekilir. Kafanın ön kısımlarında uçuşan bebek saçları çıkar. Bu, sık rastlanan bir belirtidir.
NE YAPABİLİRSİNİZ?
Eğer hâlâ emziriyorsanız seçenekleriniz oldukça kısıtlıdır. Zira sisteminize giren herhangi bir şeyin bebeğinize taşınma olasılığı vardır. Ayrıca saç kaybı tedavilerinin çoğu, emziren anneler üzerinde yapılan güvenlik testlerine tabi tutulmamıştır. Ancak iyi beslenme, saç kaybının en iyi tedavilerinden biridir. Normal bir kan testinde demir seviyeniz yerinde görünse de, bu seviyenin sağlıklı saçlar için yeterli olduğunun garantisi yoktur. Önemli bileşen, vücutta demir depolanmasını sağlayan bir protein olan ferritindir. Mercimek, ıspanak ve brokoli gibi demir zengini yiyeceklerin tüketimini artırmanın yanında, bir çeşit demir olan demirli sülfat ve demirin mide çeperinde tamamen emilmesini sağlayan askorbik asit (C vitamini) içeren bir takviyeyi kullanabilirsiniz. Eğer emzirmiyorsanız minoksidili deneyin. Bu, saç gelişimi sürecini medikal destekle hızlandıran tek ilaçtır. Kan akışının, saç köklerine taşınmasını artırarak saç büyüme fazını teşvik eder.

Hormonal

HASTA: Beste Gürbüz, 31, Marka Müdürü
HİKÂYESİ: “Gençken kanserle savaştım ve saçlarım tedaviden sonra yeniden uzasa da asla eskiden olduğu kadar güçlü olmadı. Zayıf görünüyor ve henüz omuzlarıma bile ulaşmadan uçları kırılıyor. Saçlarımı sarıya boyamak ise fayda sağlamaktan çok zarar vererek daha da kuru görünmesine neden oldu.”
NELER OLUYOR?
Telogen effluviumun bir başka örneği olan hormonal dökülme, tıbbi bir dengesizlik ya da ameliyat, stres veya hormonları etkileyen ciddi bir kilo kaybı gibi travmatik bir olayla tetiklenebilir. Saç büyümesini destekleyen östrojen ve progesteron hormonlarındaki düşüş saç kaybına neden olurken, androjen ve testosteron hormonlarındaki artış ise tüm saçları telogen faza gönderir. Genelde belli bir zaman içinde saçların yalnızca yüzde 10’unu bu fazda olur ama hormon dalgalanmalarına göre bu oran üçe katlanabilir.
NASIL GÖRÜNÜR?
Dökülme belli noktalarda gerçekleşme eğilimi gösterir. Bu, kafa derinizde kocaman boşluklar göreceğiniz anlamına gelmese de daha ince bir atkuyruğuyla dikkatinizi çekebilir.
NE YAPABİLİRSİNİZ?
Eğer yaşam koşulları hormonlarınızı çileden çıkardıysa, fırtınanın dinmesini beklemek veya yeniden düzene girmek için yaşam stilinde değişiklikler yapmak iyi fikir olabilir. İyi bir diyetle birleştirilen antrenmanlar, stres belirtilerinin azalmasına yardımcı olabilir. Elbette bu yalnızca günde beş şınav çekmek anlamına gelmiyor. En yüksek seviyede vitamin ve mineral tükettiğinizden emin olmalısınız. Ispanak gibi demir açısından zengin yiyecekler ve somon balığı gibi Omega-3 zengini besinler, doğal saç sağlığını destekleyen ürünlerdir. Eğer sorununuzun nedeni tıbbi bir hormonal durumsa, hormonlarınızı dengeden tutmak için progesteron veya doğum kontrol hapları gibi hormon düzenleyici tedavilere başvurabilirsiniz.

Genetik

HASTA: Elif Görgüzel, 29, Sağlık ve Güzellik Editörü
HİKÂYESİ: “Babam öldükten sonra saçlarımı ayırdığım çizginin giderek genişlediğini ve saçlarımı kaybettiğimi fark ettim. Üzüntüyü bir kenara bırakıp saçlarımın tekrar uzayacağını varsaydım. Ama hiç de öyle olmadı. Üç yıl sonra kel bölge hâlâ aynı yerde duruyor ama o zamandan beri annemin de kafa derisinde benzer bir boşluk olduğunu fark ettim ve bunun genetik olduğunu anladım.”
NELER OLUYOR?
Erkeklere özgü kelliğin bir benzeri olan androgenetik kellik, gençlik döneminden hayatlarının sonuna kadar birçok kadını etkileyebiliyor. Saç kökleri, dihidrotestosteron (DHT – erkeklerde ve kimi zaman da kadınlarda bulunan testosteron eksikliği) sorununa maruz kaldığında, ortada bir saç veya saç kökü kalmayıncaya kadar küçülür. Buna genellikle anne veya babasının ya da iki tarafın da hikâyelerinde genetik bir saç kaybı hikâyesi olan kadınlarda rastlanır.
NASIL GÖRÜNÜR?
Saç kaybı kafanın tamamında gerçekleşse de genellikle kafanın tepe bölümünde daha çok dikkat çeker.
NE YAPABİLİRSİNİZ?
Genetiğinize savaş açamazsınız ama deneyebileceğiniz şeyler var. Minoksidil (evet, yine o) ise bunların başında geliyor. Diğer bir seçenek ise kanınızın alınıp plazmayla zenginleştirildikten sonra tekrar kafa derinize enjekte edildiği pıhtı-yuvar plazma tedavisi. Bu tedavi, saç büyümesini destekliyor ve saç köklerinin kafa derisine yapışmaktansa dışarı doğru uzamasını sağlayarak saçların daha kalın ve yoğun görünmesine yardımcı oluyor. Aslında 2014 yılında, minoksidil tedavisine yanıt vermeyen androgenetik kellik sorunu olan insanlar üzerinde yapılan bir çalışma, bu tedavinin saç dökülmesini önemli oranda azalttığı göstermiştir.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles