Doğaya çıkmanın en önemli nedeni nedir? Doğa, bedeninizi zinde tutar. Şimdi yolu düşünme, doğada yürüyüşün gizli faydalarını keşfetme zamanı…
1) SİZİ MUTLU EDECEK
Bir dağın tepesindeyken karşınızdaki manzara bu dünyaya ait olamayacak kadar güzel gelir ve o an tek yapmak istediğiniz Sound of Music filmindeki gibi kırlarda şarkı söylemektir. Hayat dolusunuzdur. Bilim insanlarına göre bu coşkulu mutluluk hissi, doğanın yarattığı etkilerden biridir. Rochester Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göreyse bu, ruhun besinidir. Tıpkı kahve gibi, daha canlı, enerjik ve hayat hakkında daha hevesli hissetmenizi sağlayan doğal bir sarhoşluk hissi verir. Doğada yapılan antrenman, diğer bir adıyla yeşil egzersiz; başka yerlerde yapılan antrenmanların aksine kişinin öz güvenini ve ruh halini iyileştirir. Ayrıca biraz kirlenmekten korkmayın! İngiltereli araştırmacılar; toprağın, mutluluk hormonu serotonini açığa çıkaran beyin nöronlarını aktive etme potansiyeline sahip bir bakteri içerdiğini keşfettiler. O halde bir çamur banyosuna ne dersiniz?
2) KENDİNİZİ ZEN’İN KOLLARINDA HİSSEDECEKSİNİZ
Eğer maymun zihninizi kontrol edemiyorsanız hafta sonu alışveriş maratonunuzu doğada yapacağınız 90 dakikalık bir yürüyüşle değiştirin. Stanford Üniversitesi’ne göre bu yöntemle negatif düşünceleriniz azalacak. Doğa yorgun düşmüş psikolojik süreçleri yeniler ve böylelikle stresi azaltır, ruh halini iyileştirir, zinde olma hissini artırır. Günümüzde dünya nüfusunun yüzde ellisi kent bölgelerinde yaşıyor ve araştırmalar, bu kişilerin kırsal bölgelerde yaşayanlara kıyasla daha çok ruhsal sağlık sorunu yaşadığını gösteriyor. Yola çıkmadan önce ulaşabileceğiniz en doğal rotayı araştırın. Doğal manzara, yeşil bitki, ağaç ve su görüntüsünün daha fazla pozitif tecrübenin yaşanmasına neden olduğu kanıtlanmıştır. Queensland Üniversitesi’ne göre, eğer kırsala ulaşma şansınız yoksa parkta 30 dakikalık bir yürüyüş de aynı etkiyi yaratacaktır.
3) MANAYA ULAŞACAKSINIZ
Bağdaş kurup saatlerce oturmadan aydınlanmış hissetmek mi istiyorsunuz? Tepelere çıkın. Carleton Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, doğada yapılan yürüyüşün bütünlük hissini ve derin memnuniyet hissini beslediğini ortaya çıkardı. Doğada yürüyüş yapmak; günlük yaşamdan bir kaçış sağlayarak, insanların bakış açısında ve hem akış hem de yükseliş tecrübelerinde güçlü değişimler yaşanmasını sağlar. Bu değişimler, birlik ve coşku gibi hisleri beraberinde getirir. Yükseliş, zaman ve mekân algısının ortadan kalktığı, birlik hissinin arttığı, olumlu sonuçlara götüren spritüal deneyimlerdir. Akış ise, sporda daha çok kullanılan bir terimdir. Bir aktivitede bulunurken yaşadığımız odaklanma, enerji ve kendini kaptırma deneyimlerini ifade eder. Bu duygu haline girdiğimizde dikkatimizi yeniden toparlayabilir, hayattaki hedeflerimiz üzerine derinlemesine düşünebilir ve sonsuz ihtimalleri görebiliriz. Kesinlikle denemeye değer!
4) SAĞLIĞINIZI DESTEKLEYECEK
Yürüyüş, vücudunuza doğal dengesini yeniden kazandırmanın kolay bir yoludur. İnsan olarak, betonla değil doğayla iletişimde olmaya kuruluyuz. Hayata devam ettiğimizi hissetmemiz çevreye bağlı; mesela temiz hava üreten ağaçlara… Bu yakın ilişkinin bilim dünyasındaki adı biyofilidir. Biyofili, insanlar olarak sağlıklı olmak için doğayla bağlantılı hissetmeye ihtiyacımız olduğunu açıklar. Doğayla bağlantı kurarak, bastırılmış ya da yorgun düşmüş psikolojik süreçlerimizi yenileyebilir ve en iyi haline getirebiliriz. Konu doğanın gücünden faydalanmaya gelince, Japonlar bizim çok önümüzdedir. Doğada duş olarak bilinen ‘Shinrin-yoku’, kalp ritmini düşürdüğü (ve böylece stresi azalttığı) kanıtlanan popüler bir Japon hobisidir. Nippon Tıp Okulu; ormanların, bağışıklığı ve (kanseri önleyici proteinleri salan) NK hücrelerini artıran, ‘phytoncide’ olarak bilinen biyolojik kimyasalları saldığını keşfetti.
5) ARKADAŞLIKLARINIZI GÜÇLENDİRECEK
Eğer arkadaşlığınızın uzun süreli olmasını istiyorsanız yola çıkın ve birlikte bir dağı fethedin! California Üniversitesi’nin çalışmalarına göre; kendimizden daha büyük bir manzarayla karşılaştığımızda şaşkınlığa uğrar, huşu içine girer, odağımızı kendimizden çıkarıp etrafımızdakilere yönlendiririz. Bu süreçte daha güçlü sosyal bağlar kurarız. Etrafımızdaki sahne ne kadar güzel olursa, birbirimize karşı o denli nazik oluruz. California Üniversitesi’nden araştırmacılar, başka bir çalışmada doğal güzelliklere maruz kalan kişilerin, daha az ilham verici manzara karşısındaki kişilere kıyasla, diğer insanlara daha çok güvendiğini ve onlara yardım etmeye daha hevesli olduğunu ortaya çıkardı. Özetle, birlikte yürüyüşe çıkan dostlar daha uzun süre birlikte kalırlar.




