MÜGE BOZ

Masmavi gözleri ve kapkalın kaşlarıyla ikonikleşen ve her projesini izlemekten keyif aldığımız, enerji dolu, sempatik güzel Müge Boz Women’s fitness ile sizlerle…

Küçük yaşlardan beri sporla ilgilisiniz. On parmağınızda on marifet. Enerji dolusunuz. Enerjinizi bizimle de paylaşır mısınız, neler yapıyorsunuz?
Evet 4 yaşında ritmik jimnastikle başladım spor yapmaya… Ardından bale, dans, tenis, voleybol, yüzme, buz pateni, oryantrink ve yoga ile devam ettim. Hiç birinde tam anlamıyla profesyonel olmasam da zamanı ve yeri geldiğinde ortama ayak uydurabilmem açısından önemli oldu. Müzik ve piyano eğitimleri de aldım. Konservatuara yarı zamanlı olarak devam ettim. Enerjim, sanırım merakımdan ve yeni şeyler denemeye olan ilgimden kaynaklanıyor. Her şeyi denemek nasıl olduğunu anlamak istiyorum. Bu nedenle de ilgi alanıma giren konularla ilgili eğitimler alıyorum, kendimi geliştiriyorum. Spiritüel olarak da enerjimi yükseltmek için her türlü çalışmaları yapıyorum. Nefes egzersizleri, meditasyonlar ve çok daha fazlası. Beslenmemi de alabileceğim maksimum enerji prensibine göre düzenliyorum. Aksi takdirde bu yoğun tempoya ayak uyduramam. Şuanda ‘Hadi’ isimli yarışma programını sunuyorum. Tiyatro olacak bu sezon, onun provaları var. Reklamlar, Youtube kanalı için çalışmalar, spor derken oldukça yoğun bir tempom var. Bir yandan da yeni sezon işleri ile ilgili görüşmelerim de devam ediyor.

Kariyerinizde hedeflediğiniz yerde misiniz?
Türkiye’de bir kariyer planlamanın oldukça zor olduğunu düşünüyorum. Genelde elimdeki fırsatların en iyilerini değerlendirmeye çalışıyorum. Zor bir sektördeyiz, zor bir ülkedeyiz. Kurumsal bir kariyer planıyla aynı değil. İki senede bir dizide oynarım, sonra tiyatro yaparım diyemiyor insan. Mesela ben müzikal çok seviyorum ve oynamak istiyorum ama müzikal pek tercih edilen bir tür değil. O nedenle zaman içerisinde yapmayı planladığım her şeyi yapmaya çalışıyorum diyebilirim. Genel anlamda evet, çok şükür hedeflerime ulaşıyorum.

Spor yapmayı seviyorsunuz. Peki hangi spor dallarıyla ilgilisiniz?
Spor yapmayı seviyorum. Ancak itiraf etmeliyim ki, çoğu zaman yapmak zorunda olduğum için de yapıyorum. Bazen akşam 9’da işten sonra gittiğim olabiliyor ya da sabahları sırf spor yapmak için daha erken kalktığım zamanlar oluyor. Bu zamanlarda insanın canı eve gidip yatmak istese de belli bir disiplini korumak zorunda olduğumdan gidiyorum. Ama gittikten sonra iyi ki gelmişim diyorum. Kendi kendini motive edebiliyor olmak çok önemli. İki senedir belimde ciddi sakatlıklar ve ağrılar olduğu için şuanda çok kontrollü bir spor programım var. Özel hocamla ve fizik tedavi doktorumla beraber bir program yürütüyoruz. Genelde salonda çalışıyorum. Denizde yüzmeyi çok seviyorum, ormana yürüyüşlere ve trekinglere gidiyorum. Oryantrink yapıyorum. Yoga ve pilates de asla bırakamayacağım sporlar arasında…

Bizimle paylaşmak isteyeceğiniz güzellik sırlarınız var mı?
Benim için güzellik sırları ve sağlıklı beslenme sırları biraz iç içe geçmiş durumda… Hayvansal ürünlerden ve özellikle beyaz şeker ile gluten içeren tahıllardan ne kadar uzak durursak, cildimiz de o oranda güzelleşiyor. Ara ara sıkı detokslar yapıyorum. Sadece raw beslendiğim dönemler oluyor veya bakliyat dahil sıfır şeker tükettiğim şekersizlik diyetlerim, ara ara paleo yapıyorum. Kolejen tüketimine çok büyük önem gösteriyorum. Kemik suyuna çorba kürleri yapıyorum. Taze ve organik sebze tüketiyorum. Bütün bunları yerine ve durumlara göre harmanlayıp düzenliyorum. Çok fazla eğitim aldığım, araştırma yaptığım ve deneyimlediğim için ne zaman neye ihtiyacım olduğunu anlayabiliyorum. Buna göre beslenmemi tekrar düzenliyorum. Güzellik sırlarımdan biri de aynı zamanda doğal ve teknoloji harikası ürünleri beraber kullanmam. Fransa’dan ve Amerika’dan getirttiğim, saf yağlarla kendime karışım kremler de hazırlıyorum. Teknolojisine, bilimsel araştırmalarına ve güvenilirliğine inandığım markaların ürünlerini de kullanıyorum. Çünkü köylü teyzelerden aldığımız kantaron yağlarını sürmek ne kadar yararlı bilemiyoruz. Ne koşullarda üretildi, bitkiler doğru şekilde toplandı mı, ne kadar ısıya maruz kaldı gibi detaylar, ürünlerin yararlılığı açısından oldukça önemli. Kendimi uzman markalara teslim ettiğim gibi yine güvenilirliğine inandığım organik bazlı ürünleri de kullanıyorum, kendi karışımlarımı da yapıyorum. Klorofil, yani sebzelerin özünü tüketebiliyor olmak güzellik açısından önemli. Klorofil hapları içiyorum. Alfa lipoik asit takviyesi alıyorum. Kolojeni hem hap olarak hem de GDO’suz beslenmiş kemiklerden hazırladığım çorbalar ile tüketiyorum. Dediğim gibi hem kendi hazırladıklarımı hem de bilimin ürettiklerini bir arada kullanıyorum. Yağ tüketimime özen gösteriyorum. Sade (ghee) yağ, çörekotu, zeytinyağı, ceviz, susam ve fındık gibi yağlara beslenmemde yer veriyorum.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles