DÜŞÜNCE PENÇELERİ

Tüylü dostlarımızdan zen hakkında öğreneceğimiz çok şey var…

Hiç durmaksızın bir şeyler “yaptığınızı” ama aslında “var olmadığınızı” hissettiniz mi? Haftanız bulanık bir görüntü gibi önünüzden geçip giderken şimdiki anda demir atmanızı sağlayan tek şeyin uzun bir günün ardından sizi kapıda karşılayan sallanan bir kuyruk olduğu? Sanırım bu kucaklanası bağı biraz daha fazla onurlandırmanın vakti geldi. Harvard Üniversitesi’ne göre, tüylü dostlarımız bize yalnızca farkındalığı değil, nasıl sağlıklı kalmanın yollarını da öğretiyor. Evet, bu yolların tümü anda yaşama, nezaketi sürdürme ve küçük şeylerden memnun olmayla ilgili. Bu yazıda tüylü dostlarımızı takip etmemiz gereken yedi yoldan bahsediyoruz.

1 ANDA YAŞIYORLAR
Farkındalığın gerçek ustaları olan hayvanlar, anda kalma pratiğini, bu mevzu meşhur olmadan çok öncesinden beri uygulamaktalar. Sizi kapıda karşılamaktan mama kabının içine dalmaya veya bir oyuncağı kemirmeye kadar el altında hangi görev varsa sadece ona odaklanıyorlar. Mesela köpeklerin (insanların aksine), çıkarımsal muhakeme kapasiteleri daha düşüktür. Bu nedenle bir şey üzerinde fazlaca durmazlar ya da planlama, öz farkındalık veya soyut düşünme açmazına sürüklenmezler. Meydana gelen durumlara ve olaylara basitçe karşılık verirler. Öyleyse biz insanlar neden aynı anda yüzlerce görevi yerine getirmeye çalışırken kuyruğumuzu yakalamaya çabalarız? Cevap iki kelimeden oluşuyor: Ön lob. İnsanlar olarak, dün veya yarın hakkında endişelenmemizin sebebi olan uygulama işlevimizi (planlama ve sorunları çözme yetenekleri gibi) kontrol eden ön lobumuz daha büyüktür. Peki, çözüm ne? Anda var olmak için zaman ayırmak; mesela kedinizin ya da köpeğinizin oyun vakti gelince peşinizi bırakmaması gibi… Bir kedi ya da köpekle ilişki kurmak, zihninizi endişelerden uzak tutmakla kalmayıp ayrıca anda kalmanıza yardımcı olan olumlu bir oyalanmadır. Tabii bir de daha çok gülmenize…


2 DOKUNMANIN GÜCÜNÜ BİLİRLER
Bir kedi koltukta yanınıza sokulduğunda hissettiğiniz o sıcak ve sevimli duyguyu bilir misiniz? Bu duygu karşılıklı gerçekleşir ve hayvanlar bu duygudan faydalanmaktan utanmazlar. Hatta yakın ilginin bir kedinin sağlığı ve mutluluğu için oldukça önemli olduğu da doğrudur. Preventive Veterinary Medicine dergisinde yayımlanan bir çalışma, düzenli bir şekilde “sevilen” (okşanan ve konuşulan) gergin kedilerin, yalnız kedilere kıyasla hem daha iyi bir ruh haline sahip olduğunu hem de daha az tüy döküp daha az üst solunum sorunu yaşadığını ortaya koydu. Neden bu kadar sırnaşık oldukları şimdi daha anlaşır geliyor, değil mi? Anlattıklarımızın en iyi tarafı şu ki bunlar, insanları da sakinleştiriyor. Hayvanların tüylerini okşama ritmimizin kan basıncımızı ve kortizol seviyemizi düşürdüğü kanıtlandı. Çalışmalar, bir kedi mırlamasının titreşim frekansının kemik yoğunluğu ve iyileşme süreçlerini olumlu yönde etkilediğini de öne sürüyor. Bunlar, hayvanları sevmek için mükemmel sebepler gibi görünüyor.


3 OLDUKÇA SOSYALDİRLER
Herhangi bir köpek parkını ziyaret ettiğinizde, köpeklerin birbirlerinin peşinde nasıl bir coşkuyla koşuşturduğunu fark edersiniz. Kimilerimiz sosyal bir iletişime geçmeden önce sert bir kahveye ihtiyaç duyarken, köpekler arkadaş canlısı olma konusunda oldukça başarılıdır. Hayat dolu bir yavru köpeğin neşesine ne demeli? İnsanları kendilerine çekerler. Buna sosyal kolaylaştırıcı etki denir. İnsanlar, eğer onların konuşabileceği bir köpeğe sahipseniz sizinle daha kolay iletişime geçerler. Sosyal bağları güçlendirmek, aşikâr faydalarının yanı sıra aidiyet hissini de artırır ve depresyon riskini azaltır. Küçük bir destek eline ihtiyaç duyduğunuz gelecek seferde küçük bir köpekle parka gidin ve pozitif enerjilerin etrafı sarmasına izin verin.


4 EGZERSİZİ SEVERLER
Antrenman hayvanların en sevdiği hobidir. Dışarı çıkma şansı yakaladıkları, taze havayı soludukları ve oyun oynadıkları her gün onlar için muhteşem bir gündür. Hayvanlar gibi biz de harekete karşı doğal bir ihtiyaç duyarız ki, fit bir vücuda sahip olmak bu yüzden işe yarar. Köpeklerin her gün dışarı çıkarılması gerektiğinden biz de dışarı çıkar ve aktifleşiriz. Bu, ruhsal ve fiziksel sağlığımız için faydalıdır. BMC Public Health dergisine göre, aslında köpek sahibi kişiler diğerlerine kıyasla günlük ortalama 22 dakika daha çok yürürler. Sizin bir köpek dostunuz yok mu? Endişelenmeyin. Bir köpek hareketlenmenize muhakkak neden olurken, dinginliğe giden yola şöyle de ulaşılabilir: Egzersiz + endorfin + doğal mutluluk.


5 KOLAYLIKLA AFFEDERLER
İster el üstünde tutulan bir vazoya vurulan bir kuyruk, ister mutfak tezgâhına tırmanma veya en sevdiğiniz ayakkabınızı kemirme olsun, tüylü dostlarınız kimi zaman bir düşmana dönüşebilir. Fakat ne kadar yüksek sesle bağırsanız da mutlaka size geri döneceklerdir. Hayvanlar neredeyse anında affetme özelliğine sahiptir. Bu da onlarla dost olmayı fazlasıyla kolaylaştırır. Nasıl bu kadar alçakgönüllü olabiliyorlar? Suçluluk duygusu duymamaları sayesinde… İnsanlar olarak her gittiğimiz yere suçluluk hissini taşırız. Ancak köpekler bir olay ile bu olayın sonuçları arasında oldukça kısa bir bağlantı süresine sahiptirler. Böylece bu duyguyu hissetmezler. Bu da demek oluyor ki, pişmanlık veya olumsuz duygularla sürekli geri dönüp geçmişlerine bakmazlar. Çıkarmamız gereken hayat dersine gelince: Küçük şeylere kafanızı takmayın ve affetme kapasitenizi artırmanın yollarını arayın. Ruh sağlığınız size minnettar kalacak!


6 HER DAİM MİNNETTARDIRLAR
Her şeyi değerlendirmeye almak için mutlu bir kedinin mırıldaması kadar yeterli başka şey yoktur. Hayvanlar doğaları itibariyle başlarına gelen her şeye karşı minnettardırlar. Peki, bu özelliği bu kadar kolay bir şekilde nasıl geliştiriyorlar? İnsanlara ‘koşulsuz bir olumlu bakışla’ yaklaşırlar. Yani nasıl görünürseniz görünün, nasıl kokarsanız kokun, işiniz ya da karakteriniz nasıl olursa olsun, kim olursanız olun sizi kabul ederler ve sizi onlara davranış şeklinize göre değerlendirirler. Tüm insanlar daha az yargılayıcı bir yerden gelmiş olsaydı dünyamızın ne kadar harika bir yer olacağını bir hayal edin! Journal of Personality and Social Psychology dergisindeki bir araştırmaya göre, hayvanlar aynı zamanda sahiplerinin de sağlığını iyileştirebilir ve onları sosyal açıdan daha başarılı hissettirebilir. Bu yüzden köpeğiniz bir daha sizi dürtüklediğinde bir dakika durup gösterdiği sevgi için onu takdir edin ve bu sevginin sizi şükran duygusuna taşımasına izin verin.


7 ŞEFKAT DUYGUSUYLA DAVRANIRLAR
Daha önce hiç bir kuyruk hareketiyle, bir dil darbesiyle, bacak sürtünmesiyle veya bir gülümsemeyle küçük bir sevgi göstermeyen bir köpekle karşılaştınız mı? Hiç sanmıyoruz! Köpek sevgisi denmesinin bir nedeni var: Onları bir süreliğine terk ettiysek bile bizi her zaman aynı coşkun ve sevecen şekilde karşılarlar. İyi hissetmemizi sağlayan ve yalnızlık duygularını azaltan da bu koşulsuz sevgidir. Ayrıca köpekler sahiplerine ve sahiplerini iyi hissettiren şeylere uyum sağlarlar. Kötü hissettiğiniz zaman vücut dilinizden anlarlar ve sizi iyi hissettirmek için ellerinden geleni yaparlar. İster aptalca davranışlar ister ıslak bir dil olsun, sizi güldürmek için her şeyi yaparlar. Kendinize karşı duyarlı olun, nasıl hissettiğinizi fark edin ve kendinize bir hayvanın yapacağı gibi aynı şefkatle davranın.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles