Kulübümüze Katılın!

Yaz sonrası rehavetinin üstesinden gelip kişisel rekorunuzu zirveye ulaştırmanın en iyi yolu nedir? Bu sorunun cevabı yerel koşu kulübünüzde gizli.

Geceler uzayıp günler daha yağışlı hale gelirken koşu eğlencemiz de yavaş yavaş seyir değiştirir. Yazın bağcıklarımızı bağlayıp parklarda koşuya çıkmayı dört gözle beklerken artık evimizdeki koltuk kesinlikle daha cazip görünür. Fakat bu kış rehavetine bir yanıtımız var! Motivasyonunuzu kaybetmeden tüm yıl eğlenerek koşmaya devam etmenin en iyi yolu, bir koşu kulübüne kaydolmaktır.
Yalnızca Türkiye’de bile sayıları 1,000’i geçen üyelikli kulüpler giderek artıyor. O zaman ne duruyoruz?
Koşu kulüplerinin ve gruplarının en büyük cazibesi sundukları imkânlar; vücudunuzun şekle girmesini sağlayan ve hedeflerinize ulaşmanız için eğlenceli bir egzersiz sunan nitelikli liderlerle antrenman yapıyorsunuz. Bu kulüpler, koşucular için özel bir sosyal ortam yaratırken etkinlikler ve yarışmalarda yer alma şansı da sunuyor. Aslında koşu kulüplerinin büyük bir çoğunluğu performans odaklı oldukları kadar sosyal de bir zemindir. Böylece motivasyonunuzun sürekli artacağından emin olabilirsiniz. Ayrıca sadece benzer düşünce yapısına sahip insanlarla tanışmakla kalmaz, daha büyük bir takımın parçası olarak etkinliklere katılma ve eski takım ruhunu tatma şansı da yakalamış olursunuz. Tabii ki yeni arkadaşlıklar beraberinde yeni sorumluluklar da getirir. Eğer takımınızdakilere gece buluşmayı teklif ettiyseniz bu fikirden cayamazsınız, değil mi?
Aynı şekilde tamamlayacağınızı söylediğiniz olası koşu kapasitesi de neredeyse yüzde 50 artmış olacak. Bir grubun parçası olmak, kış koşularınızı da daha güvenli ve eğlenceli hale getirecek. Size sadece kulaklıklarınızın eşlik ettiği sıkıcı tek koşuların yerini canlı, heyecanlı rotalar ve gerçekten gurur duyacağınız seanslar alacak. Ayrıca dostluklar kuracaksınız. Koşu sırasında yanınızda başka kırmızı ve sarı tişörtlülerin olduğunu görmek ve kendi kendinize ‘Bu kulübün bir parçasıyım’ demek ilham verir. ‘Fakat bir koşu kulübüne katılmak çok korkunç. Ya gruptaki en yavaş ben olursam?’ diye düşünürsünüz. Parkrun ve Race for Life gibi etkinlikler sayesinde koşunun popülerliğinde yaşanan patlama, giderek daha çok insanın bir grupla birlikte koşmanın verdiği keyfin farkına vardığını gösterse de çoğu insan koşunun yalnızca ciddi veya hızlı koşucular için olduğunu düşünerek bir gruba katılmazlar. Koşu kulüpleri başta ürkütücü görünse de, bu kulüplerin tümü ‘kahvaltı niyetine maraton’ mantığını benimsemez. Koşu kulüplerinin ve gruplarının güzelliği, tüm yetenek türlerine uygun farklı seçeneklerin olmasıdır. Yeni başlayanları, uluslararası koşucuların ve yüksek seviye koşucularının yer aldığı yarış gruplarına taşıyan kulüpler mevcut. Ayrıca hiç de yalnız değilsiniz. Günümüzde yaklaşık 140,000 kişi kulüplere üye oluyor ve 40,000 kadarı daha yerel koşu gruplarına katılıyor. Koşu daha önce hiç sahip olmadığı bir hız kazandı. Yüzme başı çekerken, koşu en çok uygulanan ikinci spor olma özelliğini taşıyor. 2005 ve 2006 yıllarından itibaren Türkiye’deki koşucu ve atlet sayısı yıllık artışlar gösterdi. Günümüzde her hafta en az 30 dakikalık antrenmanlara katılanların sayısı 1.3 milyondan 2.4 milyona yükseldi.” Peki, etrafınızda bu kadar çok sayıda koşu kulübü varken en iyisini nasıl seçebilirsiniz? Tabii ki internetten araştırıp bir liste hazırladık. Parkurda görüşmek üzere!

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles