İçsel mutluluk

Hepimizin hayattan beklentileri farklıdır. Kimilerimiz maddiyatı kimilerimiz maneviyatı önde tutuyoruz.

Kimilerimiz dostluğu kimilerimiz parayı seviyoruz. Kimilerimiz gece gündüz demeden çalışıyor, kimilerimiz ise bize büyüklerimizin sunduğu zenginliğin tadını çıkarıyoruz. Her ne kadar birbirinden farklı şeyler yapıyor gibi gözüksek de, hepimiz aynı şey için çalışıyoruz; mutluluk.
Para kazanmak isteyen de, dost kazanmak isteyen de elde ettiği ile mutlu olabilme çabasında…
Kimilerimiz az ile yetinmekten mutlu olabilirken, kimilerimiz elde ettikçe daha fazlası için çalışıyor. Kimilerimizse elimizde var olana sevinmek yerine, olmayana üzülüyor. Birinin sahip oldukları bir diğerinin hayalini kuramayacağı boyutta iken, o kişi de başka birinin sahip olduklarını elde edemeyecek durumda oluyor. Kimilerimiz patron, kimilerimiz çalışan-personel durumunda oluyoruz. Kim neyin sahibi olduğunun farkında mı? Burası hep büyük bir muamma olarak kalmaya devam edecek. Bazı insanlar ise gözleri görmediği için gören kişilere, bazıları duyan ve konuşabilenlere bazıları ayakları olduğu için yürüyebilene imreniyor. Kimileri olmayan eline, tutmayan ayağına, yaşadığı hastalıklara, kimileri ise dermansız derdine üzülüyor. Kimilerimiz ise tüm bunlardan soyutlanmış uzuvları tamam, hastalıkları olmayan, derdine derman bulur durumda. Bu kişiler, neden oyum ya da buyum yok diye üzülüyor. Onlara sorulsa sahip olduğun bir gözünü ya da ayağını veya kolunu kaç paraya satarsın diye; eminim bir rakam telaffuz edemez. Aslına bakılırsa o kadar büyük bir servete sahibiz ki, ömrümüz boyunca bunun farkında olmadan yaşayabiliyoruz. Kimi insanlar hayatı boyunca derin bir nefes alamadan yaşarken, kimi insanlar sahip olduğu ciğerlerini sigara ve alkol ile kullanılmaz hale getiriyor. Kimi insanlar bir lokma yemeği sindiremediği için acılar içinde kıvranırken, kimilerimiz sağlıklı sindirim sistemimizi çeşitli içecekler ve yiyecekler ile perişan ediyor. Önemli olan, olmayan bir şeye üzülmek yerine sahip olduklarımızın kıymetini bilebilmektir. Kimilerinin özlemini çektiği bir şey, başka birisi için zerre anlam ifade etmez. Mutluluk, sahip olunan maddi imkânlar arttıkça çoğalan; azaldığında azalan bir şey değildir. Gerçek mutluluk, kişinin içinde yaşadığı mutluluktur. Maddiyat ya da güzellik gelip geçici bir durumdur. Oysaki sahip olunan içsel mutluluk, ömür boyu yaşanacak güzel hayatın şifresidir. İçini yönetemeyen birinin dışını yönetebilmesi mümkün değildir. Ne zaman ki kişi içini yönetmeyi öğrenir, işte o zaman dışını da yönetebilmeye başlar. Bu noktadan sonra da sahip olduklarını farkına varan kişi, hayatı, insanları ve sahip olduklarını daha fazla sevmeye başlar.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles