Gerçek mutluluğu bulmak istiyorsak köklerimize inmeliyiz. Mutluluk biçmek isteyen, mutluluk ekmelidir.
İnsanlara en çok istediğiniz şeyler nelerdir diye sorduğunuzda, alınan yanıtlar içerisinde mutlaka “mutluluk ve huzur” oluyor. Uğraşıyor, çabalıyor mutluluğu elde etmeye çalışıyoruz. Elde ettiğimiz parayı da, mevcut zamanlarımızı da, derslerimizi de, hep güzel bir gelecek hazırlamak ve huzurlu-mutlu bir hayat yaşamak için harcıyoruz. Kimilerimiz mutluluğu kovaladıkça kaçmasına engel olmazken, kimilerimiz bir şey yapmadan mutlu olmayı başarabiliyor. Onlar doğuştan mutlu doğuyor. Bir ev veya araba hayali kuruyor, o ev ya da arabayı aldığımızda mutlu olacağımıza inanıyor, aradan biraz zaman geçtikten sonra mutluluğumuzun kaybolduğunu görüyoruz. Sonrasında eski mutsuzluğumuza geri dönüyor, başka bir şeyin hayali ile avunmaya onu elde etmeye çalışmaya başlıyoruz. Sürekli mutlu olmak için bir şeyler yapıyoruz. Fakat ne yapsak da istediğimiz mutluluk kalıcı olmuyor. Kimilerimiz alışveriş, kimilerimiz gezi-seyahat, kimilerimiz spor ya da güzellik uğraşları ile zaman geçirip hayalindeki mutluluğu yaşamaya çalışıyor. Ancak istediğimiz mutluluğu tam manasıyla yaşayamıyoruz. Belki de mutluluğun gerçekte ne olduğunu bilmiyor ya da mutluluğu yanlış yerlerde arıyoruz. Olaylara ya da nesnelere yüklediğimiz anlamların bize istediğimiz mutluluğu vereceğine inanıyoruz. Bazen “Falanca benim her şeyim o olmadan yaşayamam” düşüncesine inanıyor, bazense “tek hayalim şunu almak ya da elde etmek” diyoruz. Kişi veya nesnelere bizi mutlu ya da mutsuz etme olanağı veriyoruz. Oysaki o kişi ya da nesneler, bizim mutluluğumuzu arttırabilmek için var olmalılar. Varlıkları mutlu, yoklukları mutsuz etmemeli. Biz kendi hayatımız ve bedenimizle mutlu olabilmeyi öğrenmeli, diğer kişi ya da nesnelerin bizim mutluluğumuzu aşağı çekmesine ya da yok etmesine izin vermemeliyiz. Bunu başarabilen her daim mutlu olabilirken, başaramayanlar mutsuzluktan kendilerini alamıyorlar. Mutluluğa bağımlı yaşamak beraberinde mutsuzluğu da getirebiliyor. Bazılarımız ise mutluluğu yanlış yerlerde arıyor, asıl mutsuz olma nedenlerinin üzerini örtüp onlar yokmuş gibi davranıyorlar. Oysaki o sorun orada vardır ve var olmaya devam edecektir. Yaşanan bir mutsuzluğu başka bir uğraşla ortadan kaldırabilmek mümkün değildir. Ancak kişi sorunları, korkuları, acıları ya da hüzünleri ile yüzleşip mevcut durumu değiştirdiğinde mutlu olabilir. Ahmet’le sorunu olan biri bu durumdan yaşadığı mutsuzluğu Mehmet’le birlikte olarak,alışveriş ya da tatil yaparak veya güzellik merkezine giderek çözemez. Çivi çiviyi söker mantığı ile Ayşe’yi, Leyla ile unutamaz. Önce kiminle sorun yaşıyor isek o sorunu çözecek, kafamız iyice rahatladıktan sonra hayatımıza başka bir kişi ile devam edeceğiz. “Mutluluğu bulmak istiyorsan doğru yerde aradığına emin ol” Sağlıklı Yaşa Kariyerin Olsun isimli kitabımda bu konuya derinlemesine yer vermiştim. Kişiler ruhsal sağlığını koruyamadığı sürece hayatlarını güzel yaşayabilmeleri çok da mümkün değildir. Unutmayalım ki, yaşadığımız tüm olayların asıl nedeni biziz. Önemli olan “otu çekip köküne bakabilmektir.” Eğer ot, mutluluk olsun istiyorsak ancak kökü mutsuzluk ise; bu mümkün değildir. Mutluluk biçmek isteyen mutluluk ekmelidir.
Fırat Çakır kimdir?
Yaşam Koçu 1983’te başladığı spor hayatına atletizm ve masa tenisi ile devam etti. Sonrasında ise Kung-Fu, Kick Boks ve Tayland Boks’u üzerine uzmanlaşıp eğitmenliğe başladı. İstanbul’da birçok spor merkezi açarak işletme görevi de üstlendi. Başta Dünya Fitness Federasyonu olmak üzere birçok eğitim ve seminerlere katılarak spor sakatlanmaları, duruş bozukluğu, bel fıtığı ve beslenme konuları üzerine uzmanlaştı. Yüzlerce danışmanının sağlığına kavuşmasına yardımcı oldu. ‘Ben sadece kilo verecektim, hepsi bu!’, ‘Kilonuzu siz belirleyin’, ‘Uykuya dair her şey’, ‘Kıyamet’ ve ‘Sağlıklı yaşa kariyerin olsun’ adlı kişisel gelişim kitaplarını yayınladı. Birçok farklı kanalda televizyon programlarına katılan Fırat Çakır, kişisel gelişim konulu kendi televizyon programlarını da hazırlayıp sundu. Halen, geliştirdiği 8 ayrı eğitim programı ile birçok kurum ve kuruluşta seminerler veriyor.




