Eğer daha önce bir spor eğitmeni ile çalıştıysanız (ya da halihazırda çalışıyorsanız) onun beslenme ile ilgili tavsiyelerini büyük ihtimalle dinlemiş olabilirsiniz. Bu iyi niyetli tavsiyelerin sizi nereye götürebileceğini bilmek dahi istemezsiniz ancak iyiliğiniz için bu yazıyı okusanız iyi olur. Hatta kesinlikle okuyun.
Yazı: Ebru Paksoy
Şüphesiz spor yapmak mükemmel bir şeydir. Bunu spor salonuna yazıldığınız ilk günlerde tam olarak hissedemeyebilirsiniz. Önünüzde envai çeşit makineyle dolu bir salon durur ve aklınızda tek bir soru vardır: “İyi de şimdi ne yapmalıyım?” Ancak birkaç ay düzenli bir şekilde gittiğinizde görürsünüz. Spor yaparken tüm kaslarınızı çalıştırdığınız için vücudunuzu tam anlamıyla hissedersiniz. Terleyerek yorgunluktan ve negatif duygulardan arınırsınız. Yüksek oranda efor sarf ettiğinizden fazlalıklarınızdan kurtulursunuz, vücudunuz şekle girer ve giydiğiniz her kıyafetin üzerinizde mükemmel durduğunu gördüğünüzde dünyanın en mutlu insanları arasında ilk 10’a girdiğinizi düşünebilirsiniz. Ayrıca yeni bir sosyal çevre de kazanırsınız, bu da sizi oldukça geliştirir. Bu yüzden pek çoğumuz için spor salonunun kapısı cennete açılır. Ancak cennette de işler ters gidebilir.
Bunu sürekli söylediğimizi biliyoruz ancak gerekli de. Spor, beslenmeden antrenmana ve dinlenmeye kadar doğru yapıldığı takdirde iyidir. Aksi takdirde telafisi mümkün olmayan durumlarla karşılaşılabilir. Tıpkı vücut geliştirme sporcusu Naghmeh Shelton’un başına gelenler gibi.
İran asıllı 36 yaşındaki vücut geliştirme sporcusu Naghmeh Shelton, 9 Kasım’da kendisinden haber alamayan arkadaşları tarafından evinde baygın halde bulundu. Doktor raporlarına göre acımasız diyet, egzersiz programı ve performans artırıcı takviyeler nedeniyle genç sporcuda hipoglisemi gelişmişti ve bu nedenle bir gün önce yere düşmüştü. Neggy olarak tanınan sporcu, beyni hasar gördüğü için o günden bu yana komada. Doktorlar, beyninin sol tarafının yeterli oksijen gitmediği için sinyal almadığını ve bir daha sağlığına kavuşamayabileceğini bildirdi.

PODYUMA ÇIKACAKTI, ŞİMDİ KOMADA
Neggy bugün sağlıklı olsaydı, 12 Kasım’da vücut geliştirme yarışmasında podyuma çıkmış olacaktı. Hatta belki de bu yarışmadan dereceyle dönecekti. Çünkü kendisini vücut geliştirme sporuna oldukça adamıştı. 2018 yılında çok büyük hayallerle İran’dan Amerika’ya gelen genç kadın, vücut geliştirme konusunda kendini geliştirmek ve gelecekte kendisine bir spor salonu açmak istiyordu. Ancak eğitmenin sıkı beslenme planının kurbanı oldu -her ne kadar eğitmeni bunu kabul etmese de.
Zamanı biraz hızlı sararak anlatalım. Genç kadın, vücut geliştirmede çok iyi olmak için dünyaca ünlü vücut geliştirme eğitmeni James Ayotte ile birlikte çalışmaya başladı. Genç kadın, eğitmeninin 890 kalorilik yoğun bir diyet programıyla kısa sürede 77 kilodan 56 kiloya düştü. Bu sıkı diyet programı, performans artırıcı ilaçlarla desteklenmeye başlayınca işler değişti ve genç kadının vücudu alarm vermeye başladı. Washington Post’ta yer alan habere göre genç kadın, Kasım ayında eğitmenine kendini iyi hissetmediğini ve yorgun olduğunu söylediyse de eğitmeni, diyet programında hile yapmaması gerektiğini belirterek “Elinden gelenin en iyisini yap” diye karşılık verdi. Neggy, bu konuşmadan sadece iki gün sonra Virginia’daki evinde baygın olarak bulundu.
İki aydır komada olan sporcunun başına gelen bu talihsiz olay, -arkadaşlarının kendisi için yardım kampanyası başlamasından belki de- kısa zamanda dünya basınında yer almaya başladı. Ancak WF yazarı, uzman diyetisyen Pınar Demirkaya’ya göre bu olay ne ilk ne de son. “Kısa sürede büyük hedefler konularak uzman desteği de olmadan çıkılan yollar, ne yazık ki bireyleri sağlığından edebiliyor” diyor.

“SPOR VE BESLENME, FARKLI ALANLAR”
Eğer daha önce bir spor eğitmeni ile çalıştıysanız (ya da halihazırda çalışıyorsanız) onun beslenme ile ilgili tavsiyelerini büyük ihtimalle dinlemiş olabilirsiniz. Bu maalesef sıklıkla tanık olduğumuz bir durum. Ancak bu ne kadar doğru?
Bu soruyu yönelttiğimiz spor alanında uzman WF yazarları, buna kesinlikle karşı çıkıyor. Uzman diyetisyen Pınar Demirkaya, “Bu durum ne yazık ki özellikle vücut geliştirme branşında oldukça yaygın ve asla doğru değil. Spor ve beslenme kendi içlerinde farklı dengeleri olan farklı uzmanlık alanları. İki dala mensup kişilerin kendi alanları içinde kalmaları etik ve doğru olan. Ancak ne yazık ki günümüzde bunu başarabilen eğitmen sayısı ciddi oranda az” diyor.
WF yazarı, eğitimci, wellbeing koçu Pınar Salahoğlu da Türkiye’de diyetisyenlerden sonra en çok diyet listesi veren kişilerin maalesef antrenörler olduğunu dile getiriyor. Salahoğlu, “Üniversitelerin spor yöneticiliği, antrenörlük veya beden eğitimi öğretmenliği bölümünden mezun olmuş kişiler içinde beslenme dersi almış olanlar olsa da aldıkları eğitim diyet programları oluşturmalarına yetmez. Verilen dersler sadece bilgilendirme amaçlı ve içerik olarak temel seviyededir. Yani oradan alınan bilgi bu süreci yürütmeye yetmez” diyor.
“HİPOGLİSEMİ SADECE ŞEKER HASTALARINDA OLMAZ”
James Ayotte’nin meslektaşı olan WF yazarı ve fitness, pilates eğitmeni Güldemet Günay ise Naghmeh’in şu anki durumunun çok üzücü olduğunu belirterek, “Hiç kimse böyle bir sonuç için bu sürece girmez ancak biraz daha dikkatli davranmalıydı” diyerek kısa sürede sert bir beslenme düzenine girmenin çok tehlikeli olduğunu söylüyor.
Günay, kişinin hedefi doğrultusunda uygun antrenman ve beslenme programına başlamanın ve vücudun bu süreçte vereceği sinyalleri dinleyerek ilerlemenin doğru olduğunu ifade ederek şöyle diyor: “Antrenörünün bu zorlayıcı sürece başlamadan önce sağlık tetkiklerini görerek ilerlemesi, Naghmeh’in vücudunun verdiği sinyalleri atlamaması, devam etmesi için zorlayıcı olmaması ve kullanılan performans artırıcı suplementlere ara vermesi gerekirdi. Çünkü hipoglisemi sadece şeker hastalarında olmaz. Özellikle beyin ve kalp gibi yaşamsal organların tek enerji kaynağı şekerdir. Kan şekerindeki ani düşüşler, bu organların çalışmasını anında etkiler. Beynimizin tek enerji kaynağı şeker olduğu için uzun süre aç kalındığında vücut direnci azalır, kan şekeri düşebilir ve hipoglisemi gelişebilir. Hipogliseminin uzun sürdüğü ve müdahale edilmediği durumlarda ağır klinik sonuçlar ortaya çıkacaktır. Maalesef Naghmeh şu an bu aşamada.”
Belki tam da şu anda içinizden “Eğitmen dünyaca ünlü olsa bile tavsiyelerine güvenmek tehlikeli mi?” diye geçiriyor olabilirsiniz. İnanın bu fark etmiyor. Uzman diyetisyen Pınar Demirkaya, bunun için “Ünlü olmak ile bilinçli olmak doğru orantıda ilerleyen bir süreç değil. Bir eğitmenin ya da diyetisyenin çok ünlü olması ne yazık ki o konuda çok iyi olduğu ya da sadece alanında kaldığı, etik ve doğru davrandığı anlamına gelmiyor. Bu ayrımı iyi yapmak gerekiyor” diyor.

“HER BESİN, HERKES İÇİN MUCİZE DEĞİLDİR”
Aramızda mutlaka Neggy gibi bir beslenme uzmanının kontrolü dışında acımasız diyet programları, performans artırıcı ilaçlar kullananlar vardır (olmadığını düşünmek fazla iyimser olur). Bu yüzden uzman diyetisyen Pınar Demirkaya uyarıyor. Spor yapan kişilerde gerekli kan parametreleri bakılıp değerlendirilmeden bir beslenme programının kesinlikle planlanamayacağını dile getiren Demirkaya, “Vücudun iç işleyişinde ne olup bittiğine önce hakim olmak gerekli ve varsa eksiklikleri tamamlama yoluna giderek sporda ulaşmak istenilen hedefe doğru ilerlenmelidir. Ayrıca kalori hesabı yapılan beslenme modelleri ve düşük kalorili diyetler artık çağın gerisinde kaldı. Bu bakış açılarından sıyrılıp bireylerin kendilerini tanıma ve vücutlarını keşfetme yoluna gitmeleri gerekiyor. Her besin herkes için mucize değildir ve vücut ona her verilen besini kullanamaz, işe bunları kabul etmekle başlayabilirler” diyor.
Demirkaya’nın bir uzman diyetisyen olduğu için bu konuda bu denli net olduğunu düşünebilirsiniz, bu elbette mümkün. Bu yüzden fitness, pilates eğitmeni Güldemet Günay’ın da bu konuda ne düşündüğünü bilmenizde fayda var:
“Profesyonel bir sporcu olmadıkça bu tarz performans artırıcı ilaçların kullanımını doğru bulmuyorum, -ki onların bile bazı ürünleri kullanırken doktor gözetiminde olmaları gerekiyor. Öğrencilerimizin hedeflerine bir an önce ulaşmak için ilk odaklandıkları konu performans artırıcı ilaçlar olabiliyor; oysa en önemlisi temiz beslenmek ve doğru antrenmandır.”
Şimdi bu üzücü durum ve uzmanların söylediklerinin ardından durup bir düşünmekte fayda var. Dünyanın neresine gidersek gidelim, yaşamak zorunda olduğunuz tek yer bedenimiz. Ona bunu yapmak, sizce de büyük haksızlık değil mi?




