Doğu’nun Paris’i: BEYRUT

Yaşadığı yoğun iç savaş öncesi Doğu’nun Paris’i kabul edilen Beyrut bugün küllerinden yeniden doğuyor. Lübnan’ın başkenti ve en büyük şehri olan Beyrut’u keşfettim.

Bir liman kenti olan Beyrut’a Akdeniz iklimi hakim. Mayıs’ın ilk haftası ziyaret ettiğimiz şehir, bizi yağmurla karşılasa da daha sonra güneşli yüzünü gösterdi. Downtown bölgesine yakın otelimize yerleştikten sonra şehri keşfe başladık. Üç günlük gezi süresi Beyrut’u ziyaret için oldukça ideal ama siz şehrin dışındaki plajlarda denizin tadını çıkarmak ve dünyaca ünlü beach partilere katılmak istiyorsanız birkaç gün daha kalabilirisiniz. Sokaklarda gezerken 1990’lı yıllara kadar süren iç savaşın izlerini hemen her yerde görseniz de, son 10 yılda gerçekleşen kentsel dönüşüm projeleriyle şehir yeniden onarılmaya başlanmış. Beyrut’u dolaşırken, Downtown bölgesi bir zamanlar buraya neden Paris denildiğini anlamanızı sağlıyor. Ayrıca şehirde günü birlik turlarla Orta Doğu’nun en büyük mağarası olan Jeita Grotto mağarasını, Harissa Tepesi’nde hristiyanların simgesi ‘Lady Of Lebanon’ heykelini ve dünyada yazının ilk bulunduğu yer olduğuna inanılan antik Byblos şehrini ziyaret etmeniz mümkün. Bu üç yeri ziyaret etmeniz sabah 9 ile akşam 5 gibi toplamda bir gününüzü alıyor. Sonrasında tur rehberinizden sizi Zaitunay Bay Limanı’na bırakmasını isteyebilir, güneşi denize karşı keyifli bir kahve eşliğinde batırabilirsiniz.

Şehir’de kahve keyfi!
Kahvaltı ve kahve konusunda Mar Mikhael bölgesinde yer alan Kalei Coffee Co., ağaç dallarının gölgesi altındaki geniş avlusunda keyifli bir kahvaltı sunuyor. Diğer bir seçenek ise yine aynı bölgeye yakın Home Sweet Home Coffee. Burada yemek yerken bir yandan da tatlı hediyelik eşyalar alabiliyorsunuz. Özellikle kafenin içerisinde yer alan kitap koleksiyonundan ‘Friends Are Cheaper Than Threapy’ kitabı bizim favorimiz oldu.

Yeme – içme
Beyrut mutfağının meşhur olduğu bilmeyen yoktur sanıyorum. O sebeple gidilebilecek pek çok seçenek mevcut ama bunlardan bir tanesi Hamra bölgesinde yer alan ve geleneksel Beyrut müziği ile danslarını (ki burada halaydan söz ediyoruz) izleyebileceğiniz Maizan. Diğer bir seçenek ise güzel fotoğraf çekmek için uğramanız gereken, iç atmosferi ve lezzetleri büyüleyici Liza. Buraya girince bir süre çıkmak istemeyeceksiniz.

Tasarım mahallesi:
Mar Mikhael! Şehri sahil boyunca sıralarsak Hamra İstiklal Caddesi, Downtown Nişantaşı ve Mar Mikhael de Karaköy’ü anımsatıyor diyebiliriz. Binaları oldukça eski olan bu bölgede adım başı o kadar cool mekanlara rastlıyorsunuz ki, etkilenmemek elde değil. Restoran/barlarla gece hayatının da çok yoğun olduğu bu bölgede aynı zamanda tasarımcı ve mimari dükkanların bulunduğu bir de Designer District mevcut. Siz de bu bölgede gezerken modern tasarım mobilyaların sergilendiği White Walls mağazasını gezebilir, mermer mumluk benzeri hediyelik eşyalar ve orta sehpanız için objeler alabilirsiniz.

Related Articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles