Ünlü edebiyatçı Geothe’nin ‘İçinde parklar olan şehirler gördüm ancak parkın içine kurulan bir şehri ilk kez görüyorum’ dediği Kiev bugün vizesiz ulaşımı, Ankara-İstanbul’dan direk uçuşlarıyla son dönemin popüler tatil rotalarından bir tanesi.
İki saatlik uçuşun ardından, Basseynaya Apart Hotel’e yerleşip şehri keşfetmek üzere dışarı çıkıyoruz. Şehirde pek çok kilise, müze ve park bulunuyor. Bu kiliselerin başında gelen Mağaralar Manastırı, Azize Sofya Katedrali ve St. Michael Altın Kubbeli Katedrali mutlaka ziyaret etmelisiniz. Bunun yanı sıra; İkinci Dünya Savaşı Müzesi, Çernobil Müzesi, Anavatan Heykeli ve Vladimir Tepesi şehirde görmeniz gereken diğer noktalardan bazıları. Özellikle Çernobil Müzesi’nde gezerken yaşanan facianın boyutlarını daha iyi anlıyor ve biraz üzülüyorsunuz. Şehirde hava sıcaklığı yazın 30 dereceyi görüyor, bu sebeple etraf gerçekten yemyeşil oluyor. Siz yine de parkları da görelim derseniz Ulusal Botanik Park’ı ziyaret edebilirsiniz. Özgürlük meydanı da alışveriş anlamında pek çok seçeneği bulacağınız şehrin en kalabalık ve görülmesi gereken meydanlarından bir tanesi.
Yeme-içme konusunda şehir oldukça başarılı. Otelimizden çıkıp ilk uğradığımız yer Mimosa Pizza oldu. Oldukça meşhur olan bu pizzacıda ballı & dört peynirli pizzayı denemeden dönmeyin. Bunun yanı sıra şehirde turlarken devamlı karşınıza çıkan Lviv Croissants’ın birbirinden farklı kruvasanları oldukça başarılı. Kiev’e gelmişken önünde uzun kuyruklar oluşan Milk Bar’a da uğramadan dönmek olmaz. Lezzetli kahveleri ve tatlılarıyla burası Kiev’in en meşhur pastanelerinden biri.
Şehrin gece hayatı da oldukça popüler. Hemen her zevke ve tarza uygun eğlence mekanı bulabilmek mümkün. Eğer özel ilginiz varsa tüm dünyada meşhur olan Budha Bar’ı, Kiev’de de ziyaret edin, müziğin ve lezzetli sushi’lerin tadını çıkartın. Kiev her yönüyle 3-4 gün sıkılmadan zaman geçirebileceğiniz uygun fiyatlarıyla kendini cazip kılan bir tatil noktası. Ziyaret etmek isteyenlere duyurulur…




